Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

Makro İktisat Testi

DİĞER » Diğer Hukuk ve İktisat

1 / 10 Soru
00:00
1.


Bir ekonomide hem mal hem de para piyasasında aynı anda denge sağlandığında, bu durum IS-LM modeli ile analiz edilebilir. IS eğrisi mal piyasasında dengeyi, LM eğrisi ise para piyasasında dengeyi temsil eder. IS eğrisi negatif eğimli olup faiz oranı ile gelir arasında ters yönlü ilişkiyi gösterirken, LM eğrisi pozitif eğimlidir ve faiz oranı ile gelir arasında doğru yönlü ilişki olduğunu varsayar.

Bu bilgiler doğrultusunda aşağıdakilerden hangisi IS-LM analizine dayalı doğru bir çıkarımdır?

A) IS eğrisi toplam arzı temsil eder.
B) IS-LM modeli sadece dışa açık ekonomilerde uygulanabilir.
C) LM eğrisi, reel para arzının gelir düzeyine bağlı olarak değiştiğini gösterir.
D) LM eğrisi sabit kaldığında, maliye politikası gelir düzeyini etkilemez.
E) Faiz oranları arttıkça hem mal hem de para piyasası talebi artar.
2.


Aşağıdakilerden hangisi Monetarist görüşün savunduğu temel politikalardan biridir?

A) Kamu harcamalarının artırılması
B) Vergilerin artırılması
C) Para arzının iktisadi büyüme oranında artırılması
D) Ücret kontrol politikalarının uygulanması
E) Sabit döviz kuru rejimi
3.


Bir ekonomide devletin aldığı kararlar, bireylerin ve firmaların davranışlarını doğrudan etkileyebilir. Özellikle kamu harcamaları, vergiler veya para arzı ile ilgili alınan kararlar, ekonomik birimlerin beklentilerini değiştirerek mevcut ekonomik ilişkilerin yapısını da etkileyebilir. Bu duruma iktisat literatüründe "Lucas Kritiği" adı verilir.

Lucas Kritiği’ne göre aşağıdaki politika varsayımlarından hangisi geçerliliğini kaybetmektedir?

A) Yeni politikalar bireylerin beklentilerini değiştirmez.
B) Ekonomik modeller, sabit davranış kalıplarına göre tahmin yapılabilir.
C) Para arzının artırılması üretimi sürekli olarak artırır.
D) İktisadi karar birimleri geçmiş eğilimlere göre davranır.
E) Devlet politikaları ekonomik birimler tarafından öngörülemez.
4.


IS-LM modeli aşağıdakilerden hangisini analiz etmek amacıyla geliştirilmiştir?

A) Para ve mal piyasalarında eşanlı dengeyi
B) Uluslararası ticaret dengesi
C) Ekonomideki teknolojik gelişmeler
D) Fiyatların katılığı
E) Dış ticaret açığının etkileri
5.


Aşağıdakilerden hangisi Keynesyen iktisadın temel varsayımlarından biridir?

A) Ücretler ve fiyatlar esnektir.
B) Piyasalar her zaman temizlenir.
C) Devlet müdahalesi gereksizdir.
D) Toplam talep ekonomiyi belirler.
E) Para politikası etkilidir ve yeterlidir.
6.


Keynesyen iktisat anlayışına göre bir ekonomide yaşanan işsizlik, sadece bireylerin çalışmak istememesinden kaynaklanan bir sorun değildir. Özellikle toplam talep yetersizliği durumunda ortaya çıkan işsizlik, ekonominin kendi kendine dengeye gelmesini engelleyebilir. Bu bağlamda devletin ekonomiye müdahalesi kaçınılmaz hâle gelir. Keynes’e göre ücretler ve fiyatlar aşağı yönlü katıdır, bu da emek piyasasında esnekliğin sınırlı olduğunu gösterir.

Bu bilgiler ışığında aşağıdakilerden hangisi Keynesyen iktisat anlayışıyla çelişir?

A) Ücretlerin düşmesi her zaman işsizliği azaltmaz.
B) Kamu harcamaları durgunluk dönemlerinde arttırılmalıdır.
C) Toplam talep, üretim ve istihdamın belirleyicisidir.
D) Ekonomideki sorunlar zamanla kendiliğinden düzelir.
E) Devlet müdahalesi, ekonomik istikrarı sağlamada önemlidir.
7.


1970’li yıllarda dünya ekonomisinde yaşanan petrol krizinin ardından birçok ülkede aynı anda hem işsizlik hem de enflasyonun yükseldiği bir dönem yaşanmıştır. Bu döneme özgü olarak, daha önce geçerli olduğu kabul edilen Phillips Eğrisi’nin öngördüğü işsizlik ve enflasyon arasındaki ters yönlü ilişki geçerliliğini yitirmiştir. Bu gelişme, Keynesyen iktisat anlayışının sorgulanmasına neden olmuş, yerine para politikasının öncelendiği farklı yaklaşımlar önem kazanmıştır.

Bu bağlamda aşağıdakilerden hangisi bu dönemde ortaya çıkan iktisadi gelişmelerin bir sonucu olarak değerlendirilemez?

A) Kamu harcamalarının artırılmasının enflasyonu düşürmede temel politika aracı olarak benimsenmesi
B) Keynesyen politikaların etkinliğinin sorgulanmaya başlanması
C) Uzun dönemde Phillips Eğrisi’nin geçerli olmadığının ileri sürülmesi
D) Monetarist iktisadın güç kazanmaya başlaması
E) Enflasyonun sadece talep yönlü değil, arz yönlü nedenlerle de ortaya çıkabileceğinin anlaşılması
8.


Bir ekonomide toplam talep eğrisinin sağa kayması genellikle üretim ve istihdamın artmasına neden olur. Ancak bu durumun etkisi, toplam arz eğrisinin yapısına bağlı olarak değişebilir. Örneğin, kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olması durumunda, toplam talepteki artış hem üretimi hem de fiyatları artırırken; uzun dönemde toplam arzın dik olması, sadece fiyat seviyesinin yükselmesine neden olur.

Bu duruma göre aşağıdakilerden hangisi yalnızca kısa dönemde geçerli bir sonuçtur?

A) Toplam arz eğrisi hem kısa hem uzun dönemde pozitiftir.
B) Üretim artışı yalnızca teknolojik gelişmelerle sağlanabilir.
C) Uzun dönemde ekonomi doğal üretim düzeyine döner.
D) Toplam talep artışı fiyat seviyesini yükseltir.
E) Toplam talep artışı, üretim düzeyini artırır.
9.


Bir ülkede hükümet, yaşanan ekonomik durgunluk nedeniyle kamu harcamalarını artırma kararı alır. Bu politika doğrultusunda altyapı yatırımlarına ağırlık verilir ve hanehalklarına yönelik çeşitli gelir destekleri uygulanır. Kısa vadede bu uygulamalar toplam harcamaları artırarak üretimin ve istihdamın artmasına yol açar. Ancak, kamu borçlanması da hızla yükselmiştir.

Bu senaryo temel alınarak aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılamaz?

A) Politika, Keynesyen yaklaşım doğrultusunda tasarlanmıştır.
B) Toplam talebin artırılması amaçlanmıştır.
C) Uygulanan maliye politikası genişletici niteliktedir.
D) Uygulanan politika para arzının daraltılması yoluyla fiyat istikrarını sağlamaya yöneliktir.
E) Kamu borçlanmasındaki artış, potansiyel enflasyonist baskılar oluşturabilir.
10.


Yeni Klasik iktisada göre, ekonomik karar birimleri gelecekteki ekonomik olaylara ilişkin beklentilerini geçmiş deneyimlerine dayalı olarak değil, mevcut tüm bilgileri kullanarak oluştururlar. Bu görüş, "Rasyonel Beklentiler Varsayımı" olarak bilinir. Bu varsayıma göre, hükümetin herhangi bir ekonomik politika değişikliği yapması durumunda bireyler bu değişiklikleri önceden tahmin edebilir ve ona göre davranışlarını değiştirirler. Bu nedenle, politika değişikliklerinin beklenen etkileri gerçekleşmeyebilir.

Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisi Yeni Klasik iktisat anlayışıyla bağdaşmaz?

A) Ekonomik ajanlar geleceği akılcı biçimde tahmin eder.
B) Para ve maliye politikaları beklenen etkileri göstermeyebilir.
C) Devlet müdahalesi ekonominin işleyişine zarar verebilir.
D) Politika yapıcılar ekonomiyi dengeye getirmek için genişletici maliye politikası uygulamalıdır.
E) Ücret ve fiyatlar esnek olduğu için piyasalar kendi kendine dengeye gelir.
İstatistikler
0%

Test Tamamlandı

0
Doğru
0
Yanlış
00:00
Süre

Bu Test Hakkında

Bu test, çeşitli sınav türlerine yönelik hazırlanmış olup, ilgili sınavın müfredatına ve formatına uygun olarak hazırlanmıştır.

Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 10 soru içermektedir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
  • Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
  • Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
  • Zaman tutarak çözme pratiği yapın

Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.