1. Denizin yüzeyi, derin derin hırıltıyla soluk alıp uyuyan bir canavarın göğsü gibi inip çıkıyor, yükseliyor, alçalıyor. Kıyıları jilet gibi keskin kaya parçalarından oluşan karaya müthiş bir hırsla vuruyordu dalgalar. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinebaşvurulmamıştır?
- A) Deyimlere
- B) Kişileştirmeye
- C) İşitme duyusu ile ilgili ayrıntılara
- D) Dokunma duyusu ile ilgili ayrıntılara
- E) Benzetmelere
2. . ... sorusuna duraksamadan vereceğim cevap şu olacaktır: "ilkin, kendisini oluşturanı, sonra kendisini okuyanı, dinleyeni ya da seyredeni kurtarmaya!" Bu nedenle sanatçının toplumdan, doğadan aldığı, onlara verdiğinin yanında hiç kalır. Bu parçanın başına getirilebileceken uygunsöz aşağıdakilerden hangisidir?
- A) "Sanat yapıtıyla ne amaçlanır?"
- B) "Sanat yapıtı ne işe yarar?"
- C) "Sanat, toplum için olmalı mıdır?"
- D) "Sanat yapıtından ne beklenir?"
- E) "Sanat yapıtı nasıl üretilir?"
3. Sokak kapısının önünde güneş gözünü aldı birden. Daha doğrusu bir duvara çarpar gibi çarptı sıcağa. Bu yaz çok sıcak geçeceğe benziyor, diye düşündü. Bu saatte güneş, bu kadar yakıcı olursa ... Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- A) İzlenimsel betimleme
- B) Örneklemeden yararlanma
- C) Sanatsal öyküleme
- D) Açıklayıcı öyküleme
- E) Karşıtlıklardan yararlanma
4. Şu ağaçlara bakınız! Bir insanın ruhunu ve o insanın çocuklara verdiği eğitimin cinsini göstermek için bundan iyi örnek olamaz ... Bahçede ne kadar sakat, cılız, çarpık ağaç varsa hepsi, bütün emeğini kuvvetli ve güzel alanlara sarf etmiş; asker taburları gibi itizamla saf saf dizilmeye çalışmıştır. Bu parçada sözü edilen kişi için aşağıdakilerden hangisisöylenemez?
- A) Titiz
- B) Disiplinli
- C) Hoşgörülü
- D) Düzenli
- E) Seçici
5. Anılan, günlüklerden ayırmak gerekir. Günlük, günü gününe saptanan olaylar, düşüncelerden oluşur. Anı ise üstünden uzun yıllar geçmiş yaşantıları, düşünceleri dile getirir. Onun için gerçeğe uygunluk bakımından günlüklerin daha inandırıcı olması söz konusudur. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?
- A) Öyküleme
- B) Karşılaştırma
- C) Tanık gösterme
- D) Benzetme
- E) Betimleme
6. Denemeci; yalnızca kendini, kendi ben'ini anlatır. Hiçbir şeyi kanıtlamaya kalkmadan insana öğüt verme yoluna sapmadan, sırf düşünmekten zevk aldığı, bu zevki okuyucuya tattırmak istediği için yazar. Böylece kendini anlatırken insanı da anlatmış olur. Bu paragrafta aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- A) Açıklama
- B) Tanık gösterme
- C) Örnekleme
- D) Tanımlama
- E) Benzetme
7. (I) Türkçeye kimi aydınlarca bilinçli olarak sokulmak istenen yabancı sözcükleri halk, bilinçaltında evirir çevirir. (ll) Bunlardan kendi dilinin fonetiğine aykırı olanların yapısını bozup kendi söyleyişine uydurur. (lll) Onları ancak Türkçeleştirdikten sonra benimser. (IV) Böylece başka dillerden dilimize geçen kimi sözcükler, Türkçe kimliği kazandıktan sonra halkın kullanımına girer. (V) Dünyada hemen her dilde yabancı dillerden geçen sözcükler vardır. (VI) Ancak bu sözcüklerin oranı dilden dile farklılık gösterir. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense, ikinci paragraf kaç numaralı cümle ile başlar?
- A) II
- B) III
- C) V
- D) VI
- E) IV
8. Yaş sınırına varmış, ölümle kucak kucağa gelmiş olmanın burukluğu, hıncı, öfkesi yok Goethe'de. O da tıpkı Yunus Emre gibi kendinden sonrakilere, sevgiyle özveriyle sesleniyor. Yunus Emre: "Bu dünyadan göçer olduk, kalanlara selam olsun!" dememiş miydi? işte Goethe de o cömert yüreğiyle şöyle diyor: "Yaşasın, bizden sonra gelenler." Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- A) Tanık gösterme
- B) Açıklama
- C) İlişki kurma
- D) Örnekleme
- E) Tartışma
9. Sanat için iyi niyetten daha başka şeylere de gereksinim vardır. İngiliz şair William Bloke: "Kötü edebiyat, iyi duygularla yapılır." der. Kimse kötü şiir yazmak için, kötü roman yazmak için masasının başına geçmeyi düşünmez. Bu paragrafta savunulan düşünceyi inandırıcı kılmak için aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
- A) Örnekleme
- B) Karşılaştırma
- C) Somutlama
- D) Benzetme
- E) Tanık gösterme
10. Önemli olan, bu yazar hakkında bilgi edinmek ve onu kimi özellikleriyle tanımak değil, yazdıklarının ışığında tanımaktır. Bu cümlede geçen “yazarı yazdıklarının ışığında tanımak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yazarı anlamada, yapıtlarında anlattıklarından yararlanmak
- B) Yazarın özel yaşamıyla ilgili bilgi edinmek
- C) Yazarlığının gelişim aşamalarını izlemek
- D) Başkalarına onun yapıtlarını okumayı önermek
- E) Yapıtlarındaki üstün nitelikleri görmeye çalışmak
11. Elbette her yazar okunmak ister. Ama eğer okur için yazmak gibi bir kaygısı varsa, okurunu çoğaltmak, onun hoşuna gitmek ya da ünlenmek için yazıyorsa, gerçek edebiyat okuru onu dışlayacaktır. ister bin, isterse yüz bin okuru olsun,edebiyat, vize vermek için okurun niceliğine bakmaz, yetkinliğine bakar. Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kimi okur, kendi görüşlerine uymayan yapıtları başarısız sayar.
- B) Edebiyatta başarı, okurların sayısıyla değil, düzeyiyle ölçülür.
- C) Tanınma amacıyla yazanlar, çıkarlarını düşünenlerdir.
- D) Çok sayıda okura ulaşabilmek için toplumsal değerlere ters düşmemek gerekir.
- E) Okurları düşünerek yazanlar, kendi gerçek duygularını yansıtamazlar.
12. Faruk Nafiz, kendi gibi Beş Hececi şairlerden biri olan Yusuf Ziya'nın, Akbaba mizah dergisine, Çamdeviren imzasıyla çimdikleyici manzumeler yazardı. Bu cümlede geçen "çimdikleyici" sözüyle manzumelerin hangi özelliği vurgulanmıştır?
- A) İğneleyici bir üsluba sahip olduğu
- B) Biçimsel açıdan kusurlu olduğu
- C) Biçim içerik dengesine sahip olmadığı
- D) Dilinin akıcı olmadığı
- E) Anlaşılmaz sözcüklerle yazıldığı
13. Romancımız, bu yeni romanında da kişilerini kendi sesleriyle konuşturarak anlatımına büyük bir inandırıcılık kazandırıyor. Bu parçada geçen “roman kişilerini kendi sesleriyle konuşturma” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kişileri, kendi gerçekliklerine bağlı kalarak anlatma
- B) Kendi duygularını gizlemek için çaba harcama
- C) Kişileri, birblrleriyle olan ilişkilerine göre verme
- D) Kişilerin özlemlerini dile getirme
- E) Kişilerin yalnızlıklarını ortaya koyma
14. Her sanatçı, yaşamın başdöndürücü bir hızla değiştiği bu çağda, kabuğunu kırmalı, çağa ayak uydurmaya çalışmalıdır. Bu cümlede geçen "kabuğunu kırmak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Çağın getirdiklerini süzgeçten geçirerek yaşama aktarmak
- B) Kendini sınırlayan engelleri ortadan kaldırmak
- C) Duygularıyla değil aklıyla hareket etmek
- D) Yerellikten yola çıkıp evrenselliğe ulaşmak
- E) Birikim ve deneyimlerini daha güzelini elde etmek için kullanabilmek
15. I. Bu iş bitince tatile çıkacağım, (güçsüz kalmak) II. Çay bitti, isterseniz kahve yapayım, (tükenmek) III. Yorgunluktan bittim, (sona ermek) Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde “bitmek” sözcüğü ayraç içinde verilen anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Yalnız I
- B) I ve III
- C) I ve II
- D) Yalnız II
- E) II ve III
16. Her kitap, okuru değişik açılardan etkiler. Birinin yüreğinde titreşimler yaratan, kan dolaşımını hızlandıran bir kitap, bir başkasının ruhunu karartır, ağırlığı altında ezer onu. Birine çarpıcı, renkli yaşantılar sunan bir kitap, bir başkasına bayağı, sıradan gelebilir. Bu nedenle bir kitabın herkes üzerinde aynı etkiyi bıraktığı söylenemez. Bu parçada geçen “ağırlığı altında ezmek” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Okuru, düşündürmeye çalışmak
- B) Yanlışların görülmesini sağlamak
- C) Okuru bunaltmak
- D) Eleştirel yapısı olmak
- E) İlginç özellikler taşımak
17. Ülkemizde çok iyi oyuncular var ama ne yazık ki bunlar yabancı dile gereken önemi vermiyorlar. Ana dilleri gibi Fransızca ve İngilizce bilseler yabancı ülkelerdeki oyuncuları bile gölgede bırakırlar. Bu parçada geçen “gölgede bırakmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Bilgi dağarcığını zenginleştirmek
- B) Çağın gereklerine uymak
- C) Eğitim yoluyla kendini geliştirmek
- D) Yeni oyun teknikleri geliştirmek
- E) Başkalarından üstün duruma gelmek
18. Bu sorunuz üzerine, öykünün kişileriyle ilgili geniş çaplı açıklamalar yapmayı düşünmüyorum. Sizin, öykünün içinde kalmak koşuluyla bu sorunun yanıtını bulmanızı İstiyorum. Sorunuzun, benimkinden başka yanıtları da olabilir, bunun farkındayım. Bu parçada geçen “öykünün içerisinde kalmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Teknik olanakları sınırlı biçimde kullanmak
- B) Yorum yapmadan, yazarca düşünüleni yansıtmak
- C) Her öyküyü diğerlerinden bağımsız olarak yorumlamak
- D) Öykü kişilerinin kimliğini, öykünün olay örgüsüyle uyumlu hâle getirmek
- E) Anlatılanları, değişik açılardan değerlendirmek
19. Caz ve sinema, yirminci yüzyılda, aşağı yukarı aynı dönemlerde yükselen iki ayrı sanat dalı. Ama bunlar hiçbir zaman birbirine teğet geçmedi. Bir yandan caz müzisyenleri sinemada boy gösterdi öte yandan beyaz perdeden caz tınıları yükseldi. Bu parçada geçen “sinema ve cazın birbirine teğet geçmemesi” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Sanatsal gelişmeye katkıda bulunma
- B) Birbiriyle iç içe olma
- C) Aynı oranda ilgi görme
- D) Çağının beğenisine seslenme
- E) Değişime açık olma
20. Yeterince emek harcamayıp zihninizdeki tarlayı sürmezseniz hiçbir işte başarılı olamazsınız. Bu cümlede geçen “zihnindeki tarlayı sürmek” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Farklı türde ürünler ortaya koymak
- B) Hatalarını düzeltmeye çalışmak
- C) Belleğine işlerlik kazandırarak onu geliştirmek
- D) Ne istediğini bilmek
- E) Yitirdiği saygınlığı yeniden kazanmak