1. Öykülerimde ne demek istediğimi soranlara şaşıp kalıyorum; onlara ne demek istediğimi anlatmaktansa oturur, o öyküleri bir daha yazarım. Yukarıdaki cümlenin yakın anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yazarlar kimi kez şaşkınlıklarını gizlemek durumunda kalabilirler.
- B) Sanat yapıtı bilgi vermek için yazılmış bir ders kitabı değildir.
- C) Sanatçı eserlerinde vermek istediği mesajı açıklamak zorunda değildir.
- D) Her yazar okuruyla sohbet ederken kimi şaşkınlıklar yaşar.
- E) Konuşmaktan çok, yazmayı sevdiği için az konuşur bir şair.
2. I. Buğday başak verince orak pahaya çıkar. Il. Bal, bal demekle ağız tatlanmaz. III. Aş taşınca kepçeye paha olmaz. IV. Kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz. Yukarıdaki atasözlerinden hangi ikisi anlamca aynı doğrultudadır?
- A) II ve IV
- B) II ve III
- C) I ve IV
- D) I ve III
- E) I ve II
3. Bir konserden çıktığımda konsere girmeden önceki benliğimden çok farklı biri olmak isterim. Yukarıdaki cümlenin yakın anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Müzik yapıtları görsellikle desteklendiğinde daha çok dinleyici bulabilir.
- B) İnsanların sanattan beklediklerinden biri de sanatın kendilerini değiştirebilmesidir.
- C) Bir sinema ya da tiyatro yapıtında izleyici, yapıtlarda sadece kendini izlemek ister.
- D) Bir sanat yapıtı sanatseverin ruhuna seslenebildiği ölçüde işlevini yerine getirir.
- E) Duyguların ve düşüncelerin en güzel ifadesi hiç kuşkusuz ki müziktir.
4. Kimi yazarları okurken dilsizlerin konuştuğunu, körlerin okuduğunu düşünüyorum. Yukarıdaki cümlenin yakın anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Dil ve anlatımı bozuk yapıtları ancak düzeyi düşük okurlar eline alır.
- B) Okur kitlesinin düzeyi bir yapıtı yüceltebilir, bazen de tersi olur.
- C) Sadece olumsuz eleştiri almak için yazanlar var, diye düşünüyorum.
- D) Çok az yazar okur kitlesinin beğenisine seslenmeyi amaç edinir.
- E) Yazarlar sanatta üslubun ne kadar önemli olduğunu unutmamalıdır.
5. Kafa dediğin taşları dönen bir değirmendir, arasına bir şey koymazsan kendi kendini öğütür. Yukarıdaki cümleyi söyleyen bir kişinin anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Her aracı amacına göre kullanan insanların mutlu olabildikleri
- B) Olup biteni seyretmekle yetinenlerin rahatları na baktıkları
- C) Kişinin sıradanlaşmaması için düşünce üretmesinin gerekliliği
- D) insanın sıkıntıya girdiği eylemlerinden birinin de düşünmek olduğu
- E) Kaderci düşünen kişilerin günlerini gün edenler olduğu
6. I. Bilgili bir insan sorunlarla nasıl baş edebileceğini bilen, disiplinli bir insandır. II. Bilmediğini bilen kişi, bilmek için kırk kapıyı daha çalması gerektiğini bilen kişidir. III. insan bilmediklerini ararken eski bilgilerini de hafızasından silip atmalıdır. IV. Bilinçli bir insan, eksik olduğunun farkına vardığında bilgileye ulaşmanın yolunu bulur. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangi ikisi yakın anlamlıdır?
- A) II ve III
- B) III ve IV
- C) I ve II
- D) II ve IV
- E) I ve IV
7. Üzerinde yaşadığımız topraklar tüm insanlığındır, başkalarının başından geçenler bizi de etkilediği için olup biten hiçbir şeye duyarsız kalamayız. Yukarıdaki cümlede aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmuştur?
- A) Yaşamın farkına varma
- B) Evrensel düşünme
- C) Sorumluluk duyma
- D) Kendini gözetme
- E) Yaşamdaki sorunları görme
8. Gelecek, ancak bilimsel gelişmelerin ışığında ilerleyen insanlığın elinde biçimlenecektir. Yukarıdaki cümlede geleceğe şekil vermek için önemi öne çıkarılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İnsanlık
- B) Deneysellik
- C) Kuşkulanmak
- D) Çalışmak
- E) Bilimsellik
9. Varlığımızı oluşturan insanlık değerlerinin bozulmadığı her çağda edebiyat önemsenmiş, değer bulmuştur. Yukarıdaki cümlenin yakın anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Sanatın kendini hissettirdiği dönemlerde insanlık değerlerinin korunduğu görülür.
- B) Toplumsal mutluluk ancak bireylerin özgür düşünebildiği ortamlarda görülür.
- C) Geleceğe güven duymayan yazarlar, toplumla bütünleşmekte zorlanır.
- D) Bireyin yaşamı dönüştürme gücünün en güzel aracı kuşkusuz ki sanattır.
- E) İnsanlık değerlerinin varlığı, insanın var oluş nedeni olarak düşünülmelidir.
10. I. Yaşam deneyimlerini yazınsal dile dönüştürebilen bir yazarın başarıyı yakalaması kolaydır. II. Hedefe ulaşmak isteyen bir sanatçı, kendi macerasını sanatın diliyle anlatmalıdır. III. Kurmaca yapıtların hayatın gerçeğiyle birebir örtüşmesi hiçbir zaman beklenemez. IV. Müziğin düşsel dünyasıyla süslenen bir hayat, yaşanabilir düzeydedir. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangi ikisi yakın anlamlıdır?
- A) I ve II
- B) II ve III
- C) II ve IV
- D) I ve IV
- E) III ve IV
11. (I) Perekladin, kırk yıllık memurluk hayatında yazdığı bütün yazıları hatırlamaya çalıştı. (II) Ama o kadar düşünmesine, o kadar alnını buruşturmasına karşın geçmişte hiç bir ünlem işareti bulamadı. (III) "Bu ne biçim şey? Kırk yıl yazı yazmışım, hiç ünlem işareti koymamışım." diye düşündü. (IV) Gözlerini açtı, öbür yana döndü, tam gözlerini kapayacağı sırada yine ünlem işaretlerinin belirdiğini gördü. (V) En sonunda bütün işaretler bir tek kocaman ünlem işaretine dönüştü. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı yapılmıştır?
- A) III.
- B) II.
- C) I.
- D) IV.
- E) V.
12. Son bir gayretle bir kaç metre sürüklendi; fakat iri vücudu gittikçe daralan galeriye sığamıyordu artık. Toprak, vücudunu kavramış, onu kıskıvrak bağlamıştı. Kanayan başı ileri uzandı. Bulanık, iri gözleriyle yeni bir geçit aradı. Su onu hızla kaplıyordu. Yardım isteme çığlıkları dinmiyor, sular yelesini ıslattıkça, ileri doğru uzattığı, alabildiğine açık ağzıyla daha kısık feryat ediyordu. Dolan bir fıçının büyük gürültüsünü andırır son bir hırıltı işitildi. Sonra derin bir sessizlik oldu. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- A) Betimleme
- B) Karşılaştırma
- C) Öyküleme
- D) Benzetme
- E) Örneklendirme
13. Dil bir medeniyet olayıdır. Bir medeniyetin kurduğu dil başka bir medeniyetin düşündüklerini söyleyemez, yetmez onu söylemeye. Bir ulus, medeniyetini değiştirdi mi, dilini de değiştirmek zorundadır. Dilin değişmesi ise, edebiyatın değişmesini gerektirir. Öyleyse edebiyat, medeniyeti olduğu gibi yansıtır. Edebiyatla çok uğraşmamışlar ama bildikleri yabancı dili çok iyi bilirlermiş! Bu olacak şey değildir; inanmayın onlara. Bu parçanın sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) Bir ülkenin medeniyetini tanımadan dili öğrenilebilir mi?
- B) Bir dili öğrenmek, ancak edebiyatçı olmakla mümkündür.
- C) Bir dilin edebiyatını bilmeyen o dili hiçbir zaman iyi bilemez.
- D) Kendi dilini bilmeyen, başka dili de öğrenemez.
- E) Onlar medeniyetle edebiyat arasındaki ilgiden habersiz insanlardır.
14. Elbette ya!.. Avrupa'nın, Amerika'nın veya bu işte en ileri gitmiş bir milletin veya milletlerin tiyatrosunu aynen kopya edip bizim memlekette de uygulayacak olduktan sonra, milletin, tiyatrom var, demesine hiç gerek yoktur. Hikayede dünyanın en güzel hikayelerini aktarmak; müzikte dünyanın en üstün eserlerini çaldırmak; mimaride, dünyanın en iyi mimarisini aynen inşa etmek, nasıl meseleyi halletmeye yetmiyorsa, tiyatroda da dünyanın en ünlü piyeslerini alıp oynatmak tiyatromuz var demek için yetmez. Milli tiyatroyu kurmamız lazımdır, milli tiyatroyu! Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiş olabilir?
- A) Hikaye, tiyatro, mimari, müzik gibi sanat dallarında ulusal niteliklerin de ele alınması gerekir mi?
- B) Sizce Batı'nın en ünlü sanat eserleri, dilimize çevrilip, halkımıza tanıtılmalı mı?
- C) Batı tiyatro eserlerini oynatmak, tiyatromuz olduğu anlamına gelmez, diyenlere katılıyor musunuz?
- D) Sanat eserinin ulusal nitelikler taşıması gerekir, diyenlere katılıyor musunuz?
- E) Türk tiyatrosunun geleneksel oyunlarının Batı tiyatro tekniğine göre düzenlenmesi gerekli midir?
15. (I) Yazı yazanların birçoğu insanları şu veya bu yola sevk etmek arzusuyla yazıyorlar. (II) Bu gibilerin yazılarında derecelerine göre bir aydınlatma havası seziliyor. (III) Kısa yazmanın zorluğu da uzun yazmanın daha kolay olduğundan ileri gelmektedir. (IV) Kimi bir peygamber gibi, kimi bir kaşif gibi, kimi bir mübeşşir gibi konuşuyor. (V) İnsanlığın hayrına çalıştıkları anlaşılan bu adamların herbiri hakikaten yazdıklarına inanıyorlar mı? Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisi anlatımın akışını bozmaktadır?
- A) V
- B) III
- C) II
- D) I
- E) IV
16. İnsan hayatta birçok şey kaybedebilir. Diyelim ki ömrü boyunca biriktirdiği parasını daha fazla kazanmak ümidiyle bir işe koyar ve orada onun hepsini birden kaybeder. Bunun önemi yoktur. Kaybedilen para yeniden kazanılabilir. Dünya, kaybedilip de yeniden kazanılmış paraların hikayeleri ile doludur. Bu sadece para için değil her şey için geçerlidir; yeter ki ümidimizi kaybetmeyelim. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Bir şeyin değerini, kaybetmeden önce bilmek gerekir.
- B) Kişi parasını kaybettiğine üzülmek yerine, onu yeniden kazanmanın yollarını aramalıdır.
- C) Ümidimizi kaybetmedikten sonra diğer kaybedilen şeylerin bir önemi yoktur.
- D) İnsan parasını nasıl değerlendireceğini iyi bilmelidir.
- E) Kaybedilen şeylere üzülmek onları geri getirmez.
17. ... Günün birinde bir şair çıkıyor, size güneşin batışını veya bir çiçeğin soluşunu anlatıyor şaşıp kalıyorsunuz. Bir romancı çıkıyor, her gün gördüğünüz insanları size bir tarif ediyor, hayret ediyorsunuz. Bir ressam renkleri, bir müzisyen sesleri yeni bir biçimde bir araya getiriyor, her gün gördüğünüz bu renkleri ilk defa görmüş gibi; veya her birini ayrı ayrı duymuş olduğunuz bu sesleri ilk defa duymuş gibi oluyor, zevk alıyorsunuz... Bu sözleri söyleyen birinin anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Sanatçının iyi bir gözlemci olduğunu
- B) Sıradan şeylerin sanatçının anlatımında ne kadar değişip güzelleştiğini
- C) Herkesin sanatçılar kadar dikkatli ve duyarlı olmadığını
- D) Her sanatçının kendine özgü malzemelerinin olduğunu
- E) İnsanların çevresini yeterince tanımadığını
18. Leyla ile Mecnun'un, Ferhat ile Şirin'in hikayelerini bilirsiniz. Bu hikayeler aslında bir ayrılığın, sürüp giden bir özlemin, her şeye rağmen bir türlü buluşamamanın, yalnız kalmanın hikayesidir. Eğer Leyla ile Mecnun birbirlerini görür görmez evlenmiş olsalardı, Ferhat ile Şirin tanışır tanışmaz soluğu nikah memurunun önünde alsalardı, serüvenleri kimsenin dikkatini çekmez, onlar da nikah bağıyla bağlanmış milyonların arasında kaybolup giderlerdi. Bu parçada anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Halk hikayelerinin sevilmesinin en büyük nedeni kahramanların tüm engelleri aşıp kavuşmalarıdır.
- B) Gerçekten seven insanlar, ayrılıkları, engelleri aşmasını bilirler.
- C) Sevgililerin kavuşamaması hikayelerin etkileyiciliğini artırır.
- D) Sevgiler, araya hasret, özlem girmediği zaman sıcaklığını ve etkileyiciliğini kaybeder.
- E) insan ayrılık olmazsa kavuşmanın değerini bilmez.
19. Eğer bütün ömür iyi kullanılacak olursa, hayat yetecek kadar uzundur. Fakat ölçüsüzlük ve ihmal ile ziyan edildiği, hiçbir iyi işte kullanılmadığı takdirde, son akıbet sıkıştırmaya başladığı zaman onun ilerlediğini anlamayız, geçmiş olduğunu hissederiz. Bol ve geniş gelir kaynakları, fena bir mal sahibinin eline geçince kısa bir zamanda nasıl tükenirse; az bir gelir, iyi idare etmesini bilenin elinde olunca nasıl artarsa, hayat da, iyi düzenlemesini bilene çok olanaklar verir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
- A) İdare etmesini bilmeyen insan ne kadar malı olsa geçinemez.
- B) Hayatını düzenlemesini bilen insan için ömür yeteri kadar uzun ve olanaklarla doludur.
- C) İnsan, hayatın kısalığını ölüm geldiğinde anlar.
- D) Kanaat sahibi bir insan az bir gelirle bile hayatını en iyi şekilde sürdürür.
- E) Hayatın anlamı uzun yaşanmasında değil rahat yaşanmasındadır.
20. (I) Kendi kendisini amaç edinen kusursuz, gerçek bir dil olamaz. (II) Gerçek yaşantıların dışavurumu işlevini gördüğü sürece bir dilin kusursuzluğundan ve gerçekliğinden söz edilebilir ancak. (III) Bu yüzden çok eski, kişisellik üstü yaşantıyla dolup taşan halk dili her zaman işte öylesine güzeldir. (IV) Günümüzde sıradan bir insanın kendi dilini bu kadar kötü kullanması ona gereken özeni göstermemesinden değildir. (V) Olabildiğince derinlerde saklı bir nedenden, ger· çele ve güçlü yaşantıları yaşama güçsüzlüğünden kaynaklanmaktadır. Yukarıdaki paragrafın hangi cümlesinde ideal dilin özelliklerinden bahsedilmiştir?
- A) II.
- B) IV.
- C) V.
- D) III.
- E) I.