Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

ALES Türkçe Paragraf Soruları

ALES » Türkçe

1 / 10 Soru
00:00
1.


Kleber Haedens, "Şiir tanımlansaydı, yüz türlü değil; bin türlü tanımı olurdu onun." diyor. Gerçekten de şiir hakkında yapılmış sayısız tanım, onu bu sözünde haklı çıkarıyor. Farabi, şiirde iki temel ögeden söz eder: Sözcükler ve onların bir araya getirilişindeki esas. Valery: "Şiir, sesle anlamın birleşmesidir." der. Platon, şiirin büyülü bir söz olduğunu düşünür. Mallarme'nin bu konudaki görüşü ise, şiirin fikirlerle değil, kelimelerle yazıldığıdır.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şiirde ahenk ve ritmin öne çıktığı
B) Şiirin, nesirden apayrı bir tür olduğu
C) Şiir tanımlarında belli bir noktada birleşildiği
D) Şiirin sözcük seçimine dayandığı
E) Şiiri herkesin kendisine göre tanımladığı
2.


Bir edebiyat dergisinin yayın yönetmeniyken, dergiye gelen kötü şiirlerin şairlerine, şiirlerinin kusurlarını belirterek, yayımlanmayacağını bildiren mektuplar yazıyordum. Bir iki ay sonra aynı şiirlerin başka bazı edebiyat dergilerinde yayımlandığını görünce çok şaşırdım. Çünkü bu şairler bire bir eleştiriden bile bir şey almayan kişilerdi. Ama asıl sorun, dergilerin seçici olmamasında; önüne geleni sayfalarına aktarmasındaydı. Oysa onlara yazdıklarının iyi şiir olmadığı, bir biçimde hissettirmeliydi. Bu yapılmadı ve bazı editörlerin iyi şiir için yaptıkları uyarılar, karşılıksız ve nafile bir uğraş olarak kaldı.

Bu parçada yazar, aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?

A) Edebiyat dergilerinin, şairlerin şiirlerinden çok siyasal görüşlerine önem vermesinden
B) Bazı edebiyat dergilerinin, yayımlayacakları şiirler konusunda seçici davranmamasından
C) Dergilerde şiiri yayımlanan genç şairlerin yaratıcılıklarını yitirmesinden
D) Edebiyat dergilerinin şiire gerektiğinden fazla yer vermesinden
E) Son yıllarda edebiyatımızda nitelikli şiir yazan şairlerin yetişmemesinden
3.


Şiir yazmak sanattır. Kendi estetik yapısı içinde bahçesinin çitlerini geren bir sanat. Yazılmış bir şiirin okuru olmak da bu sanatın yakınında duran ama kendisi olmayan başka bir sanattır. Belki yan bahçedir, belki de çitin yanından geçen patika yol. Şiir okurlarını, sanatçı payesiyle selamlıyorum.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?

A) Şiir yazmak kadar şiir okumanın da bir sanat olduğu
B) Güzel şiir okumak için bir eğitimden geçmek gerektiği
C) Şiir okumanın, şiir yazmak kadar zor olduğu
D) Şiir yazmanın öteki edebi türlerden farklı özellikleri olduğu
E) Güzel şiir yazan herkesten, güzel şiir· okumasının beklenemeyeceği
4.


Hangi televizyon kanalının kültür sanat programı var, merak ediyorum. Bir iki radyo programı, hepsi bu. Gazetelerdeki kültür sanat sayfalarının durumu ise içler acısı. Niteliksiz şiirler, yazılar... İnsanlar politika, spor ve güncel haberler kadar bu tür kültür sanat faaliyetlerden de haberdar olmak istiyor. Bir sanat haberi, kendine ne zaman bir spor haberi kadar yer bulursa, o zaman medya kültür ve sanat konusunda üzerine düşeni yapmış olacak.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden yakınılmaktadır?

A) Medyada kültür sanat etkinliklerinin yeterince yer bulamamasından
B) Dergilerde kültür sanat için hiç sayfa ayrılmamasından
C) Televizyonların nitelikli müzik yayını yapmamasından
D) Kültür ve sanat programlarında sadece, kitap tanıtımı yapılmasından
E) Gazetelerin spor için çok fazla sayfa ayırmasından
5.


(I) Sinema, hiçbir zaman tiyatronun yerini tutamaz. (II) Çünkü tiyatronun işlevi farklıdır. (II) Kökeni tarihin derinliklerindedir. (IV) Belki belli dönemlerde sinemaya göre seyircisi azalmış; zaman zaman krizler de geçirmiş olabilir. (V) Ama bütün bunlar, gerçeği değiştirmez.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi parçanın ana düşüncesi olmaya en uygundur?

A) I.
B) IV.
C) II.
D) III.
E) V.
6.


Dil eğitimi ile ilgilenen birçok uzmana göre dil becerileri içinde en zor gelişeni yazma becerisidir. Yazma becerisinin zaman alan, düşünmeyi gerektiren, dilin kurallarına uyulması zorunluluğunu gözeten planlı bir süreç olduğu belirtilmektedir. Elbette herkes büyük yazar olamaz ama doğru yazma becerisini kazanabilir. Kişi, yazma yeteneğine sahip bir şekilde dünyaya gelmez. Bu, doğrudan doğruya eğitimle elde edilen bir beceridir. Bu beceri, elverişli ortamda, uygulama ve denemelerle, özen ve çaba ile kazanılır.

Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılabilir?

A) Yazma yeteneği çalışılarak geliştirilebilir.
B) Yazma, kuralları olmayan bir etkinliktir.
C) Yeteneği olmayan kişiler yazar olamaz.
D) Yeteneği olmayanlar eğitimle yazar olamaz.
E) Yazarlık, doğuştan gelen bir yetenektir.
7.


Türk edebiyatında roman, toplumsal sorunları tartışmak amacıyla kaleme alındığı için, bu romanlar üzerine yapılan incelemelerde de romanın tekniğinden çok, içeriği dikkate alınmış,·"nasıl" yazıldığı değil "ne" söylediği önemsenmiştir. İçerik Türk romanı için öylesine belirleyici olmuştur ki eleştirilerinde iki ucu dengelemeye çalışan Berna Moran bile romanımızın, içeriğine yaslanmadan okunamayacağı kanısına varmıştır.

Bu parçada Türk romanıyla ilgili anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Okuru gerçek yaşamdan uzaklaştırdığı
B) Anlatımdan çok, konunun öne çıktığı
C) Biçimsel özelliklerinin önemsendiği
D) Teknik bakımdan yetkinliğe ulaşamadığı
E) Belli bir birikimin ürünü olduğu
8.


Türkiye'de sanat alanında en önemli sorun eleştiri eksikliği. insanlar okuduklarında tepkilerini bir şekilde bana ulaştırabiliyorlar. Ama asıl ihtiyacımız olan şey bu değil. Doğru dürüst bir edebiyat eleştirisinin olması lazım. Şimdiye kadar yazdıklarımla ilgili okuduğum kayda değer eleştirilerin toplamı dört sayfayı geçmez. Halbuki, birileri bizim için birtakım şeyler yazacak, eksiklerimizi gösterecek ki daha iyisini yapabilelim.

Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?

A) Ülkemizde sanatçıyı yetiştirecek bir edebiyat ortamının bulunmayışından
B) Okurların sanatçılara karşı ilgisiz oluşundan
C) Edebiyatımızda yeterli bir eleştirinin olmayışından
D) Eleştirmenlerin eserden çok, eserin yazarını eleştirmesinden
E) Sanatçıların okurun görüşlerine değer vermeyişinden
9.


Bir TV kanalında ayrılıkları sonlandıran bir program yayınlanıyor. Bu programı izleyenler, herhalde çoğunluktadır. Aslında acıklı sahneleri izlemeyi pek sevrnem ama, ben de bu ilgi çekici televizyon yapımına kayıtsız kalarnıyorum doğrusu. Hayatın kendisini getiriyor ekrana da ondan. Aşk, sevgi, aile kavramı etrafında yoğunlaşan kesitlerde yaşanmış, parçalanmış birliktelikleri, pişmanlıkları, af dileyişleri, sevgi sözcüklerini, hataların itiraflarını izliyoruz...

Bu parçanın yazarının sözünü ettiği TV programını izlemesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ayrılanları bir araya getirmesi
B) Etkileyici bir sunumunun olması
C) Acıklı sahneleri gözler önüne sermesi
D) İzleyici çekmek kaygısıyla hazırlanmaması
E) Gerçek yaşamı yansıtması
10.


"Dili anlamamak" mazeretine sığınılıp müfredat değiştirilmeye, anlaşılmayan yazar ve şairler ikinci plana atılmaya kalkıldığında, karşımıza hiç de arzu etmediğimiz sonuçlar çıkabilecek. Bu "müfredat dışı bırakma"nın bir sınırı da yok açıkçası. işin gerçeği, son derece ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Fedakarlık ede ede, "gençler anlamıyor" gibi masum (!) bir gerekçenin ardına sığına sığına Türkçe'yi bir hayli daraltmış, artık temel eserlerden bile vazgeçebilecek bir kerteye gelmiş bulunuyoruz.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden yakınılmaktadır?

A) Dili anlaşılmıyor gerekçesiyle birçok önemli yapıtın müfredattan çıkarılmasından
B) Sık sık müfredat değiştirmenin, eğitim sistemini olumsuz etkilemesinden
C) Gençlerin çok az bir sözcük dağarcığına sahip olmasından
D) Gençlerin Türkçe'nin klasikleri sayılabilecek yapıtları bile bilmemesinden
E) Kimi yazarların okunmamayı göze alarak bilinmeyen sözcükler kullanmaya devam etmesinden
İstatistikler
0%

Test Tamamlandı

0
Doğru
0
Yanlış
00:00
Süre

Bu Test Hakkında

Bu test, ALES (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. ALES, akademik kariyer yapmak isteyen adaylar için kritik öneme sahiptir. Sayısal ve sözel yetenek bölümlerinden oluşur.

Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 10 soru içermektedir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
  • Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
  • Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
  • Zaman tutarak çözme pratiği yapın

Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.