1. Okunmayan her eski eserin bizi eski edebiyatımıza hızla uzaklaştırdığı su götürmez bir gerçektir. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yanlış durum ekinin kullanılması
- B) Çatı uyuşmazlığı
- C) Gereksiz sözcük kullanımı
- D) Söz dizimi yanlışlığı
- E) Tamlayan ekinin gereksiz kullanımı
2. Okullar arasındaki yapılan yarışmalarda öğrenciler, hem bilgi ve becerilerinin farkına varıyor hem de yeni arkadaşlar kazanıyorlar. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özne - yüklem uyuşmazlığı
- B) Yanlış bağlaç kullanılması
- C) İlgi ekinin (-ki) gereksiz kullanılması
- D) Çatı uyuşmazlığı
- E) Tamlayan eki eksikliği
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, cümleye "onların" sözcüğü eklenerek giderilebilir?
- A) Dilimize çevrilmiş kitapları okuyarak yabancı dilini geliştirmek istiyordu.
- B) Okuduğu kitapların özetini çıkarır, daha sonra arkadaşlarına verirdi.
- C) Yazın dil öğrenmek için İngiltere'ye gidip üç aya yakın bir süre kalacakmış.
- D) Çocukluk arkadaşlarının fotoğraflarına bakarken büyük bir özlem duyduğunu söyledi.
- E) Öğrencileriyle yakından ilgilenir; dertlerine ve sevinçlerine ortak olurdu.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Romanın günümüz okurlarınca tutulmasının asıl nedeni; okurun, romanda kendini bulabilmesidir.
- B) Birçok sanatçı, şiirin, yazınsal türler içinde çok ayrı bir yerinin olduğunu söyler.
- C) Yazarlarımızdan eleştirmenlerin uyarıları dikkate alınarak eser vermelerini bekliyoruz.
- D) Tiyatro, çok eski yıllarda ortaya çıkmış bir sanat dalıdır.
- E) Ressamsanız veya resimle ilgileniyorsanız bu sergiyi mutlaka gezmelisiniz.
5. Günümüzde, genç sanatçıların çoğu, albümlerinde klasik ve halk müziğinden parçalara yer vermeye özen gösteriyor. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
- A) "parçalara" yerine "örneklere" getirilerek
- B) "klasik" sözcüğünden sonra "müzikten" getirilerek
- C) "ve" bağlacı yerine "veya" bağlacı getirilerek
- D) "vermeye" sözcüğü "vermelerine" yapılarak
- E) "Günümüzde" sözcüğü "albümlerinde" sözcüğünden önce getirilerek
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, özne - yüklem uyuşmazlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Herkes onun suçsuz olduğunu biliyor fakat hiç kimse konuşmak istemiyordu.
- B) Ülke topraklarının yüzde sekseni tarıma elverişli değilmiş.
- C) Burada şiddetli yağmurlar kasım sonlarına doğru başlar.
- D) Bu ülkede kış geceleri uzun, yaz geceleri çok kısadırlar.
- E) Sen ve arkadaşların yemek yedikten sonra dinlenme salonuna geçersiniz.
7. Sınıftaki öğrencilerden hiçbiri, dünkü sınavdan geçememiş, bütünlemeye kalmıştı. Bu cümledekine benzer bir anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- A) Hiçbir eleştirmenin beğenmediği bu yapıtı, okurların çok beğendiği söyleniyor.
- B) Yarın akşam herkes okul bahçesinde hazır olacak, oradan hep birlikte, beraberce maça gideceğiz.
- C) Hiç kimse, maçın sonucunun böyle olacağını düşünmemiş, galip geleceğimizi iddia etmişti.
- D) Havalar birkaç gün daha böyle gitmesi, herkesi, özellikle de çocukları çok sevindirdi.
- E) Sanatçı, toplumsal yaşamda rastladığı olayları kendilerince yorumlayarak yapıtlarına yansıtır.
8. I. İhtiyar, sık sık torunlarını ziyaret eder; hoşça vakit geçirirdi. II. Ödevlerini yaptıktan sonra, arkadaşlarıyla biraz dolaşıp ders çalışılacakmış. III. Uzun yıllar bu şehirde yaşadığından, ayrılmayı hiç düşünmüyormuş. IV. Kardeşlerini çok sever ama her nedense bir türlü geçinemezdi. Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinde, anlatım bozukluğu ilgeç tümleci eksikliğinden kaynaklanmaktadır?
- A) I ve III
- B) II ve IV
- C) II ve III
- D) I ve IV
- E) III ve IV
9. Üniversitedeki arkadaşlarım, çok sabırlı ve hoşgörülü insanlar; benim gibi sabırsız ve sabit fikirli değildi. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
- A) "Üniversitedeki" sözcüğü "Üniversitede"
- B) "benim" yerine "ben" getirilerek
- C) "hoşgörülü insanlar" sözcüğü "hoşgörülüydü" yapılarak
- D) "değildi" yerine "değillerdi" getirilerek
- E) "gibi" yerine "kadar" getirilerek
10. Gece gündüz çalışarak bir yıl gibi kısa bir sürede yapılan bu hastane, büyük bir törenle yarın hizmete açılıyor. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Tamlayan eki eksikliği
- B) Çatı uyumsuzluğu
- C) Özne eksikliği
- D) Gereksiz zarf tümleci kullanılması
- E) İlgeç tümleci eksikliği
11. Geçen hafta gösterime giren bu film, hem görsel hem de ses açısından oldukça nitelikli. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?
- A) "gösterime" sözcüğü cümlenin başına getirilerek
- B) "giren" yerine "başlanan" getirilerek
- C) "nitelikli" yerine "kaliteli" getirilerek
- D) "görsel"den sonra "açıdan" sözcüğü getirilerek
- E) "film" sözcüğüne tamlayan eki getirilerek
12.
(I) Bu yazarın öykülerinde en başarılı yanı dili ve anlatımıdır. (II) Köylülerin konuşmalarını romanlarında başarıyla verdiği gibi, öykülerinin konularına ve kahramanlarının durumlarına göre dil kullanmaya da özen gösterir. (III) Kendi söylemek istediklerini çoğu kez öykülerindeki kahramanlara söyleten yazar, dolaylı ya da simgeli bir anlatımı yeğler. (IV) Bu anlatımıyla okuyucuyu düşündürdüğü gibi, sözcük seçimiyle de kara mizah anlayışına uyar. (V) Romanlarıyla öyküleri gerek konuları gerekse kişileri bakımından birbirlerini tamamlamaktadır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisi sözü edilen yazarın üslubuyla ilgili değildir?
- A) V.
- B) II.
- C) IV.
- D) III.
- E) I.
13.
(I) Yürüyüşe patika bir yoldan başlıyoruz. (II) Yönümüz tek bir ağacın bile olmadığı tepeler... (III) Yolun iki tarafında tuz tavaları bulunuyor. (IV) Bu tavalara çıplak gözle baktığımızda, büyüleyici renkleriyle, flamingolar dikkatimizi çekiyor. (V) Dürbünlerimizle baktığımızda ise buralarda değişik kuş türlerinin bulunduğuna şahit oluyoruz.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde öznellik söz konusudur?
- A) III.
- B) IV.
- C) V.
- D) II.
- E) I.
14.
(I) İznik'te günümüzde de üretilen evaniler, yani tabak, kase, vazo, sürahi, kandil gibi kullanma seramikleri, biçim, desen ve işlevleriyle Türk-Osmanlı sanatını günümüze kadar getiriyor. (II) İznik atölyelerinde uzun yıllar boyunca Osmanlı Sarayı için "Saray işi" denilen çinilerin üretimi yapılıyordu. (III) Ancak sarayın ekonomik gücü gittikçe azaldı. (IV) Bu yüzden İznikli ustalar saray dışından da sipariş almaya başladı. (V) Osmanlı Sarayı'nın yabancı devlet büyüklerine hediye yollamaları, güzelim İznik evanilerini yurtdışına taşıdı.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir sözcüğün ne anlama geldiği örneklerle açıklanmıştır?
- A) III.
- B) I.
- C) V.
- D) II.
- E) IV.
15.
(I) Ben klasik müziğe laf etmiş değilim; ama diyelim ki ettim... (II) Bundan dolayı neden popülist olayım ki? (III) Sanki ortada klasik müzik üzerine çok popüler bir tartışma var da halk "Biri klasik müziğe laf etsin." diye bekliyor. (IV) Ben de bu hedef kitlenin sempatisi için çırpınıyorum... (V) Yok öyle bir şey!
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde varsayım söz konusudur?
- A) V.
- B) IV.
- C) I.
- D) III.
- E) II.
16.
(I) Ege ve Akdeniz'in sanatı, giysilerinden arınmış bir dünyanın sanatıdır. (II) Eski Mısırlı kadınlar ne denli süslüyse, Eski Anadolu kıyısındakiler de o denli yalın, sıcak ve etkileyicidir. (III) Cam, maden, toprak, mermer ustalarının her biri soyutlanmış doğanın yorumcularıdır. (IV) Her bir heykel motifi sonsuzluğun çizgisidir. M Hiçbir öğe abartılmamıştır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde karşılaştırma yapılmıştır?
- A) I.
- B) III.
- C) V.
- D) II.
- E) IV.
17.
(I) 1899'da Türkiye'de bir ressam, çizdiği tablonun kahramanlarından biri olarak kendisini resmeder. (II) Tarih kitaplarının sayfalarında sıkça karşımıza çıkan bu resim Fatih Sultan Mehmet'e aittir. (III) Bu resimde Fatih'in Topkapı'dan İstanbul'a girişi betimlenir. (IV) Fatih'in bindiği kıratın hemen yanında, elinde tüfek olan yeniçeri muhafızı ise tabloyu yapan ressam Hasan Rıza' dır. (V) Bu tabloya kendini resmederek gösterdiği espri anlayışı, Hasan Rıza'nın son derece renkli kişiliğinin olduğunu gösteriyor bize.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde yazar, somut bir veriden yola çıkarak, bir çıkarımda bulunmuştür?
- A) I.
- B) IV.
- C) V.
- D) II.
- E) III.
18.
(I) Eber Gölü'nün ortasında "kopak" denen yüzer adalar görürsünüz. (II) Bir adanın yüzüyor olması işin aslını öğrenince hiç de tuhaf değil. (III) Kopaklar uzun sürede birikmiş kamış köklerinden oluşuyor. (IV) Oldukça sık ve kalın olduğundan üzerinde rahatça dolaşıyorsunuz. (V) Balıkçılar avladıkları balıkları bu yüzer adaların üzerinde yaktıkları ateşlerde pişirip yiyor.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde yargı, gerekçesiyle birlikte verilmiştir?
- A) III.
- B) I.
- C) II.
- D) IV.
- E) V.
19. (I) İzmir Kuş Cenneti, göçmen ve yerli kuşlar olmak üzere toplam 250 kuş türüne ev sahipliği yapıyor. (II) Kış aylarında düzenli olarak yaklaşık 90 bin kuş barındırıyor. (III) Bu yönüyle Türkiye ve dünya çapında önemli bir yere sahip. (IV) Alanda bulunan ziyaretçi merkezine hele bir gidin. (V) Doğa ve kuş gözleminize başlamadan da yapacak pek çok şey bulabilirsiniz. (VI) Kafeteryada bir çay molası vermek, broşürlere göz atmak, müzeyi gezmek seçenekleriniz arasında. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisi kendinden önceki cümlede ortaya koyulan yargıyı örneklendirmektedir?
- A) II.
- B) V.
- C) IV.
- D) III.
- E) VI.