Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

Paragrafta Anlam Test

AGS-KPSS » Türkçe

1 / 14 Soru
00:00
1.


O bir hukukçu değildir, bir iktisatçı hele hiç! Ama o iki meslekten olanlardan daha çok yurdunun sorunlarına, insanın dertlerine ve kişiliklerine eğilmesini bakmasını ve görmesini bilmiştir.

Bu parçada anlatılan kişi aşağıdakilerden hangisiyle en uygun şekilde nitelenebilir?
A) Duyarlı
B) Çalışkan
C) Cesur
D) İstekli
E) Kararlı
2.


Başyapıtı, kusursuzluğa ulaşmış eser anlamında alırsak, yaptığım "büyük yazar" tanımına göre, büyük yazarın bir başyapıt vermiş olması gerektiğini düşünüyorum. Fakat bunu bir kural olarak almamak gerekir. İstisnalar yok değil çünkü.

Bu parça, aşağıdaki soruların hangisine verilmiş bir yanıt olabilir?

A) Tek bir başyapıt vermemiş yazar büyük yazar mıdır?
B) Yazarlar her zaman ödül almış yapıt ortaya koyar mı?
C) Büyük yapıtlar kimlerce oluşturulur?
D) Yazar büyük yapıtı nasıl ortaya koyar?
E) Başyapıt veren yazarların özelliği nedir?
3.


Akdeniz pek çok halk ve uygarlığın kaynaşmış olduğu bir potadır. Tarihin en eski iki uygarlığı olan Mısır ve Mezopotamya uygarlıkları, Akdeniz kıyıları yakınında doğmuştur. Giritlilerin ilk kayıkları, İ.Ö. 100 yılına doğru Akdeniz sularında dolaşmaya başlamıştır. Aydınlık gökyüzü ya da birçok barınak sunan girintili çıkıntılı kıyıları nedeniyle denizciliğin ilk olarak Akdeniz'de ortaya çıktığı sanılmaktadır.

Bu parçada Akdeniz'le ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Kıyılarının korunmaya uygun yapıda olduğuna
B) Kıyılarının fiziksel özelliklerine
C) Birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığına
D) Birçok medeniyetin savaşına sahne olduğuna
E) Denizciliğin doğduğu yer olarak düşünüldüğüne
4.


14 öykünün yer aldığı kitapta Yula, tarihi kahramanların farklı hikayeleriyle başlıyor söze. Babil'in Asma Bahçeleri'nden Anadolu Bozkırları'na güvercinlerin tanrıçası Semiramis'ten Dede Korkut'a tarihi kimlikleri, bilmediğimiz sırlarla anlatıyor önce. Cinayeti, ihaneti, şiddeti, acıyı ve dünyanın nasıl kirlenmeye başladığını kahramanlara kendi ağızlarından anlattırdıktan sonra bugüne uzanıyor yazar. Şiddetin zaman ve mekanla değişen tarifini işliyor öykülerinde. Törelere kurban giden kadınları, insanın iç dünyasını, zaaflarını kendine özgü üslubuyla irdeliyor.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi Yula'nın değindiği konulardan biri değildir?

A) Doğal felaketler
B) Şiddetin tanımı
C) Kişinin duygu ve düşünce dünyası
D) Mitolojik kahramanlar
E) Töre cinayetleri
5.


Alkoliklik çok büyük bir kamu sağlığı sorunudur. ABD'de Ulusal Bilim Akademisi alkolikliğin sağlık ve tıbbi bakım, motorlu taşıt kazaları, şiddet içeren suçlar ve alkol sorunlarını gidermeye yönelik toplumsal programlar nedeniyle, yılda 60 milyar dolara mal olduğunu belirtmektedir. Trafik kazalarındaki ölümlerin yarısı ile yaralanmaların üçte biri, aşırı alkol kullanımından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, bütün intiharların üçte biri ile ruh sağlığı bozukluklarının üçte birinin de aşırı ölçüde alkol alımına bağlı olduğu görülmüştür.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi alkolün yol açtığı sorunlardan biri değildir?

A) Psikolojik bozukluklara neden olması
B) Uyuşturucu kullanımına neden olması
C) Şiddet içeren suçlara neden olması
D) Trafik kazalarında ölümlerin yaşanması
E) İntihar vakalarına neden olması
6.


Yazarlar ve eşleri arasındaki ilişki diğer insanlarınkinden farklı değildir. Ancak bu alemde aynı işi yapan iki kişinin bir araya gelmesi, birlikte ama birbirinden bağımsız çalışması, birbirini ilerletmesi özellikle son yıllarda çok daha yaygınlaşmış görünüyor. Yazar, yazarın kurdu olabilir; ama bir araya geldiklerinde eşit şartlar altında olduklarında olumlu sonuçlar veren bir dayanışma da söz konusu olabiliyor. Demek ki birlikteliklerdeki olumsuzluklar kadar olumluluklar da bir yazarın gelişmesinde rol oynayabilir.

Bu parçada yazarlar ve eşleri hakkında aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Kimi zaman dayanışma içinde bulunduklarına
B) Mesleklerini farklı açılardan değerlendirdiklerine
C) Olumsuzluklarla karşılaşabildiklerine
D) Sıradan bir ilişkileri olduğuna
E) Bağımsız çalışabildiklerine
7.


Yazar; Türkçe, Fransızca, Latince, Ermenice ve büyük bir bölümü de eski yazı olan hepsi birbirinden değerli kitaplarını teker teker elden çıkarıyor, diye duymuştuk. Kaç sahaf kapısına dayanmış, her gün ayrı bir servet teklif ediyorlarmış da kitaplarını topluca satmaya yanaşmıyormuş, deniyordu. Söylentilere göre, her isteyene kitap vermiyor "Neden bu kitap?" sorusuna iyi bir cevap istiyormuş. Bununla yetinmeyip kitaba dokunuştan, sayfaları açıştan, hatta yüz ifadesinden bir anlam çıkardığı; kitapperesti gözü tutarsa kitapları değerinden çok düşük hatta sembolik bir fiyata sattığı, gözü tutmazsa eli boş gönderdiği anlatılıyordu.

Bu parçada sözü edilen kişinin bir kitap alıcısında aradığı nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hangi kitabı ne için istediğini bilmesi
B) Kitaplar konusunda bilgi sahibi olması
C) Zengin bir kütüphanesi olması
D) Kitapta anlatılanlara hakim olması
E) Kitap ticaretinden anlıyor olması
8.


Çikolatanın mutluluk vermesi, sağlığa faydaları, zararları, çocukların onu ne kadar çok sevdiği herkesin malumudur. Buna ek olarak Çikolatanın Gerçek Tarihi adlı bir kitap, çikolatanın anavatanında ancak kralların içebildiği çok değerli bir içecekken Avrupa'nın sömürge keşifleri sırasında yaygınlaşmaya ve çikolata tarihine dair saptırılmış hikayelerle tadını kaybetmeye başladığını anlatıyor. Çikolatanın asırlara ve kıtalara yayılan hikayesinin yer aldığı kitap, bu lezzetli şeye dair ilginç törenler, efsaneler ve sağlığa faydalarına dek tatlı anekdotlarla renklendirilmiş.

Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen kitabın içeriğiyle ilgili değildir?

A) Çikolata hakkında söylenceler
B) Çikolatanın sakıncaları
C) Çikolatanın yararları
D) Çikolatanın yayılması
E) Çikolatayla ilgili tarifler
9.


Yalsızuçanlar'ın hikayeciliğinden söz edildiğinde üzerinde durulması gereken ilk husus onun çarpıcı dilidir. Tasavvufi kaynaklardan, kutsal metinlerden, geleneksel hikayelerden çarpıcı bir karışım oluşturan ve güncel, modem kelimelerden süzülmüş bir dil geliştirmiş olan yazar, bütün bunlarla içine hüzün de katılmış müthiş bir coşku yaşatıyor. Yazar, ayrıca kendine özgü anlatım olanaklarına ulaşmıştır. Bu sıra dışı dil sayesinde kendisine hikayecilikte daha ilk kitabından itibaren yer açmayı becerdi.

Bu parçaya göre Yalsızuçanlar'ın kariyerinde iyi bir başlangıç yapması aşağıdakilerden hangisiyle mümkün olmuştur?

A) Akıcı bir anlatımı yakalaması
B) Gelenekten faydalanması
C) Hüzünle coşkuyu bir arada sunması
D) Özgünlüğü yakalayabilmesi
E) Herkesi konu edinmesi
10.


Dünyada müzik denen şeyin varlığı ve zaman zaman melodilerin insanın ruhuna işlemesi benim için hep derin bir avuntu kaynağı oldu. Müzik gibisi var mıdır? Durup dururken bir melodi gelir aklına, söylemeye başlarsın; melodi tüm güçlerine ve devinimlerine el koyar. Ve sende yaşadığı süre içindeki tesadüfi, kötü, kaba, kasvetli ne varsa silip atar. Dünyayı da alır kapsamına, zoru kolaylaştırır, donup kalmış nesneleri kanatlandırır...

Bu parçanın bütününde müzikle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi anlatılmaktadır?

A) Toplum içindeki önemi
B) Nasıl dinlenmesi gerektiği
C) Tarihsel gelişimi
D) Nasıl olması gerektiği
E) İnsan üzerindeki etkileri
11.


Bu günlükler sadece edebiyat tarihine değil, aynı zamanda son dönem Osmanlı İmparatorluğu ile Cumhuriyet Türkiye'si arasındaki döneme çok büyük katkılarda bulunacaktır. Günlüklerdeki bilgilerin, siyasi konulardan sosyal, ekonomik, coğrafi ve meteorolojik verilere kadar geniş bir alana yayılan çeşitliği ile pek çok farklı konudaki araştırmaya kaynaklık edeceği hiç şüphesizdir.

Bu parçada sözü edilen günlüklerin önemli olması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

A) Devrinin sosyal yaşamını iyi yansıtması
B) Geniş yelpazeli bir içeriğe sahip olması
C) Yazarın duygu ve düşüncelerini yansıtması
D) Tamamen bir tarihçi yaklaşımıyla oluşturulması
E) Edebiyatın gelişimine katkıda bulunacak olması
12.


Avrupa Seyahatnamesi'nin eski harflerle kaleme alınmış metninden Türk alfabesine çevrilmesinden 90 yıl önceki üslubun ve deyişierin korunması amacıyla genellik ve kesinlik kazanmış günümüz yazım kuralları kimi zaman ihlal edildi. Örneğin "vadiler" sözcüğüyle düzeltme imleriyle "vadiler" biçiminde yazılmıştır. Bunun gibi, yüz yıla yakın bir geçmişteki deyişlerin kaybedilmemesi için "tülani, nurani, masumane, miladi ... " sözcüklerinin yazılışında düzeltme işareti ( ^ ) konması yeğlenmiştir. Böylece bu sözcüklerin doğru okunması sağlanmıştır.

Bu parçaya göre sözü edilen eserde yazım kurallarının göz ardı edilmesinin gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Dilbilgisinin her zaman içerikten sonra dikkate alınması
B) Yazım kurallarının eserin niteliğini etkilememesi
C) Eserdeki söyleyişlerin eski şekline uyumlu tutulmak istenmesi
D) Söz konusu dönemde yazım kurallarının yeterince kesinleşmemiş olması
E) Eseri yazanın dilbilgisi konusunda duyarsız olması
13.


Felaketlere uğruyoruz, bu doğru; ama Avrupa'da ve Rusya'nın batısında 1914-1945 arasında ölen 100 milyon kişiden sonra, asıl tuhaf olan bizim oturup hala insan öldürme adına teknoloji geliştirmemiz. Neden acaba bilimde ve teknolojide olağanüstü bir hız geliştiren beynimiz ahlaksal düzlemde o kadar yavaş ilerliyor? Winston Churchill, kariyerinin başında bir savaşta yalın kılıç bir süvari birliğinin başına geçmiştir. Yaşamının sonunda, hidrojen bombasının kullanılmasına ilişkin bir belge imzaladı. Aynı adam ... Kusursuz bir gelişim... Ne yazık ki yalnızca silahlar ve iletişim için.

Bu parçada yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?

A) Teknolojinin yalnızca Batı'da görülmesi
B) İnsanlığı felaketlere sürükleyecek çalışmaların yapılması
C) Teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlemesi
D) İnsanların her türlü gelişmeye tepkisiz kalması
E) Barış içinde yaşamak dururken savaş çığırtkanlığı yapılması
14.


Gerçekten niçin yazdığımı bilmiyorum. Bazen başka bir işi daha iyi yapamadığım için, diye düşünüyorum. Yazıyorum; çünkü söylemek istediğim ama karşılıklı konuşmada, insanlarla yüz yüzeyken tam olarak söyleyemediğim bir şeyler var sanıyorum. Sonra gurur, inatçılık, beni incitmiş olanlardan öç almak arzusu, benden sonra da yaşayabilecek bir şey yaratma ihtiyacı, yaşantıyı bir düzene sokma, başıma gelmiş şeylerle uzlaşma ve bunlardaki hakikati söyleyebilme arzusu gibi şeyler beni yazmaya zorluyor.

Bu parçada yazarın üzerinde durduğu konu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yazmanın zorlukları
B) Yazmanın önemi
C) Yazmanın faydaları
D) Yazmasının nedenleri
E) Yazmaya olan tutkusu
İstatistikler
0%

Test Tamamlandı

0
Doğru
0
Yanlış
00:00
Süre

Bu Test Hakkında

Bu test, AGS-KPSS sınavına hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. KPSS, kamu kurumlarına atanmak isteyen adayların girdiği en önemli sınavlardan biridir. Genel Yetenek (Türkçe, Matematik) ve Genel Kültür (Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık) alanlarında sorular içermektedir.

Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 14 soru içermektedir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
  • Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
  • Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
  • Zaman tutarak çözme pratiği yapın

Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.