Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

Paragraf İçeriği Test

AGS-KPSS » G.Yetenek

1 / 12 Soru
00:00
1.


Günümüzde şiir yayımlayan ve şiiri beğeni toplayan şairlerin yaşları 30'la 50 arasında yoğunlaşıyor. Normal şartlarda aşağıya doğru genişleyen bir piramit oluşması gerekirken orta yaş tüm ağırlığını koyuyor, şairler gençleştikçe seçilen şiir sayısı azalıyor. Bu yılın seçkisine Mehmet H. Doğan 30 yaşın altındakilerden 7, Veysel Çolak 19 şiir almış. Genel toplama bakınca oran çok düşük. Şiirin geleceği gençlerdir. Bu yüzden sağlıklı bir şiir ortamından söz edebilmemiz için genç şairlerin sayısının çok olması gerekli.

Bu parçaya göre genç şairlere daha fazla önem verilmesi önerisinin gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şiiri ilerletecek ve geliştireceklerin gençler olması
B) Gençlerin daha duygusal olması
C) En güzel şiirlerin gençken yazılmış olması
D) Gençlerin geleneksel anlayıştan uzak oluşu
E) Şiirin daha çok gençlikte yazılabilmesi
2.


Fevzi Çakmak uzun yıllar Balkanlar'da görev almış; Balkan Savaş'ında Çanakkale, Doğu Kafkas ve Suriye- Filistin cephelerinde çarpışarak komutanlık yapmıştır. 1920 Nisan'ında Ankara Hükümeti'ne katılmadan önce Erkan-ı Harbiye Reisliği ve Harbiye Nazırlığı'nda bulunmuş daha sonra Kurtuluş Savaşı'nda Milli Müdafaa Vekilliği, Heyet-i Vekile Reisliği ve Erkan-ı Harbiye Reisliği yapmıştır. İnönü ve Sakarya Savaşları'nda, Büyük Taarruz'da kısaca kurtuluşa giden yolda, askeri planların yapılmasında ordunun hazırlanması, sevk ve idaresinde çok büyük emek harcamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Genelkurmay Başkanı olan Mareşal, bu görevde yirmi yıldan fazla kalmıştır. Fevzi Paşa, pek çok kaynakta Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü ile birlikte, vatanın kurtuluşu ve Cumhuriyet'in kuruluşunda en önemli üç isimden biri olarak anılır.

Bu parçada, Fevzi Çakmak'la ilgili aşağıdakilerden hangisinden söz edilmemiştir?

A) Kurtuluş Savaşı'ndaki çalışmalarından
B) Görev aldığı cephelerden
C) Askerlikten emekli olduğundan
D) Hükümette çeşitli görevler üstlendiğinden
E) Vatanın kurtarılmasındaki öneminden
3.


Şart değil. Ama bire bir kendi yaşadığını yazmak yazarı sınırlar, yaratıcılığı öldürür. Kişi, yaşamıyla yapıtını çok fazla karıştırmamalıdır. Bu yapaylığa götürür.

Bu parça, aşağıdaki soruların hangisine verilmiş bir yanıt olabilir?

A) Yazar en çok nelere dikkat etmelidir?
B) Yazar yapıtında, yaşamından kaçmalı mıdır?
C) Yazarın malzemesi başkalarının yaşamı mıdır?
D) Yazarlığın zorlukları nelerdir?
E) Yazar hangi konuları ele almalıdır?
4.


Bizans sarayındaki kadınlar nasıl bir hayat sürüyorlardı? Erkek egemen bir toplumda hangi alanlarda nefes alabiliyorlardı? Yazar, on Bizanslı "hanımefendi"nin portresini çizerken İmparatorluğun en azından son yüzyıllarında bu soylu kadınların toplumda etkin bir rol oynadıklarını gösteriyor. Kitap, hem Bizans İmparatorluğu'na hem de tarihte kadınların rolüne dair yeni bakış açıları sunuyor.

Bu parçada sözü edilen kitapla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Farklı değerlendirmelere yer verilmiştir.
B) Çeşitli kişiler, genel özellikleriyle tanıtılmıştır.
C) Bizanslı kadınları merkeze almıştır.
D) Tarihsel bilgiler içermektedir.
E) Açık ve akıcı bir anlatım yapılmıştır.
5.


"Aşk lstıraptır''ı, özel kanallardan birinde izledim. Siyah-beyaz Türk filmlerinin reytingleri hayli düşük olmalı ki sabaha doğru oynatıyorlar bu filmleri. Film, şaşırtıcı kimi özelliklerin bir araya gelişiyle, benzerlerinin arasından sıyrılıyor. Doğrusu Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğinin ilk döneminde yer yer deneysel kamera hareketlerine tanık olmak da ilginç.

Bu parçada sözü edilen film hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Usta bir yönetmenin elinden çıkmıştır.
B) Günümüzde hala hayranları vardır.
C) Kalitesiz olduğu için sabah oynatılmaktadır.
D) Döneminin filmlerine göre farklı bir tarzı vardır.
E) Dram türünde bir eserdir.
6.


"Türkçe nasıl muhafaza edilebilirmiş?" diye düşünüyorum bazen. Belki bir seyahat çantası, matara içinde muhafaza edilse korunabilirmiş. Bu kadar asırdır bu durumdaki bir milletin dilini saklayabilmesi o kadar kolay bir şey gibi de gözükmüyor.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi Türkçeyi olumsuz etkileyen etmenlerden biridir?

A) Dilin bilinçsiz ve özensiz kullanımı
B) Değişen dünya düzeni
C) Okuyanların az olması
D) Çok uzun süren göçebe yaşam
E) Dil konusunda yeterli araştırma yapılmaması
7.


1961'de basılan "Musiki Sözlüğü"nün yeni basımı yapılmadı. Onu örnek alan başka bir çalışma da olmadı. Ahmet Say'ın hazırladığı "Müzik Sözlüğü" bu boşluğu büyük ölçüde dolduracak nitelikte bir çalışma. Say'ın Batı dünyasının en gelişmiş müzik sözlüklerinden yararlanarak karşılaştırmalı yöntemle hazırladığı ve yalnız müzisyenlerin değil, müzikseverlerin de kullanabileceği kaynak kitap niteliğindeki sözlük, 3500 maddeden oluşuyor.

Bu parçada sözü edilen müzik sözlüğü ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Nasıl bir anlatım tarzı olduğuna
B) Nasıl bir yöntemle hazırlandığına
C) Hitap ettiği kitlenin müzisyenlerle sınırlı olmadığına
D) Önemli bir ihtiyacı karşıladığına
E) Hazırlanırken nelerden faydalanıldığına
8.


İster istemez kuzguna yavrusu güzel görünür derler. Severek yazdığım öyküler bunlar. Çok değerli olmayabilir; ama benim için belli bir değer taşıyor. Bir başkası tarafından yazılmış olarak karşıma gelseydi bu kitap, sanki beğenirdim gibi geliyor.

Bu parça, aşağıdaki soruların hangisine verilmiş bir yanıt olabilir?

A) Bir başkası olarak bakabilseydiniz bu kitabınıza ödül verir miydiniz?
B) Yazarlık hayatınız boyunca hiç ödül aldınız mı?
C) Hangi tür kitaplara ödül verilmesinden yanasınız?
D) Yazarlığın en keyifli tarafı ödül almak olabilir mi?
E) Ödüller genelde hangi yazarlara verilmektedir?
9.


İyi bir deneme yazmanın yollarından biri, belli bir konudaki düşünceleri önce bir kağıda gelişigüzel not etmektir. Bundan sonra not edilen düşünceleri anlaşılmalarını kolaylaştıracak bir düzene sokmak gerekir. Bir deneme için her zaman, okurun ilgisini çekecek ve denemenin sonuna kadar okunmasını sağlayacak bir giriş cümlesi çok önemlidir. Deneme, aynı ölçüde dikkat çekici bir biçimde de bitirilmelidir. Denemeyi okurken yazarla birlikte düşünsel yolculuğa çıkan okurun sonunda düş kırıklığına uğramaması, deneme yazarı açısından dikkat edilmesi gereken bir noktadır.

Bu parçada deneme hakkında aşağıdakilerden hangisinden söz edilmiştir?

A) Ne zaman ortaya çıktığı
B) Diğer türlerden farkı
C) Nerelerde kullanıldığı
D) Nasıl yazılması gerektiği
E) Hangi konuları ele aldığı
10.


Bu yazarı okumaya başladığımda dikkatimi çeken şey Türkçenin yeterliliğine, varsıllığına inanmış, bu dili gerçekten seven ve en iyi şekilde kullanmaya özen gösteren bir yazar ve gerçek bir aydınla karşı karşıya olduğum idi. Yabancı kökenli sözcükleri zorunlu olmadıkça kullanmayan, dilini ve ulusunu alabildiğine seven, aydın bir yazar. Kullandığı yalın Türkçeye Anadolu'da kullanılan büyük kentlinin pek bilmediği sözcükleri katarak yazın dünyamıza katkıda bulunuyor; okurunu özbeöz Türkçe sözcüklerle yeniden buluşturuyor.

Aşağıdakilerden hangisi bu yazarın parçada değinilen özelliklerinden biri değildir?

A) Akıcı bir anlatımının olması
B) Türkçenin gelişimine katkıda bulunması
C) Türkçenin anlatım olanaklarını anlaması
D) Süsten uzak dil kullanması
E) Okura yeni yeni kavramlar tanıtması
11.


Sol En Si (AIDS'Ii Çocuklar Dayanışması), 1990 yılında kurulmuş bir vakıf. Fransa'da hastalığın en yaygın olduğu bölgelerde çalışıyorlar daha çok. Hem AIDS'li çocuklara hem de ailesinden AIDS olan, çocuğuna yeterince ilgi gösteremeyen, bakamayan kimselere yönelik bir yardım ve destek kuruluşu. 450 gönüllü çalışanı var ve çok çeşitli durumlardaki ailelere yardım ediyorlar. Hastalığın son aşamasında bulunan hastaların bakım, hukuk sorunları vs. vakfın çalışmalarını içeriyor. Ayrıca yoksul ailelere de doğrudan para yardımı yapabiliyorlar.

Bu parçada sözü edilen vakıf hakkında aşağıdakilerden hangisiyle ilgili bilgi yoktur?

A) Nerede etkinlik gösterdiği
B) Nasıl çalıştığı
C) Nereden yardım aldığı
D) Ne zaman kurulduğu
E) Çalışan sayısı
12.


Hastanelerimizde sorun bitmez. Doğum için gittiğim gün doktor bana baktı, ebeye: "Bunun daha çok vakti var, ben İstanbul'a gidiyorum." dedi ve çıktı gitti. Doktor gittikten beş saat sonra doğurdum. Doktorsuz beni doğurtuncaya kadar ebenin canı burnundan geldi. Ben de ecel terleri döktüm. Dert bu kadar değil. Hastabakıcı, hastaya suçlu gözüyle bakıyor. Hasta buraya düştükten sonra esircinin karşısında el pençe divan duran eski halayık vaziyetinde kalıyor. En azaplı en ıstıraplı dakikalarda hastabakıcı, şefkatli himayesinden vazgeçtik, borcu oları vazifeyi dahi yapmıyor. Hele hastabakıcıyı kızdırmaya görün. "Seni şimdi taburcu ederim." der ve eder de!

Aşağıdakilerden hangisi bu parçada eleştirilen durumlardan biri değildir?

A) Sağlık personeli yetiştiren kurumların yetersiz olması
B) Doktorların kimi zaman ihmalkar davranmaları
C) Hastanelerin, düzenli işleyişlerinin olmaması
D) Hastabakıcıların, görev ve yetkilerini unutması
E) Hasta bakımı konusunda sağlıklı bir çalışma yapılmaması
İstatistikler
0%

Test Tamamlandı

0
Doğru
0
Yanlış
00:00
Süre

Bu Test Hakkında

Bu test, AGS-KPSS sınavına hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. KPSS, kamu kurumlarına atanmak isteyen adayların girdiği en önemli sınavlardan biridir. Genel Yetenek (Türkçe, Matematik) ve Genel Kültür (Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık) alanlarında sorular içermektedir.

Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 12 soru içermektedir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
  • Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
  • Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
  • Zaman tutarak çözme pratiği yapın

Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.