Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

Paragraf Ana Düşünce Test

AGS-KPSS » G.Yetenek

1 / 8 Soru
00:00
1.


Dilimiz çok değişmiş, Fransızlar, İngilizler şanslı; onlar 14. yüzyıldan kalan kitaplarını da okuyabiliyorlar, diyoruz. Yok böyle bir şey, aslında bu bir mübalağadır. Bu değişim bütün milletler için geçerlidir. Bizim için Fatih devrinde yazılmış bir şiiri günümüz diline çevirmeden okumak nasıl mümkün değilse, bir Fransız da 15. yüzyılda yaşamış bir yazarın eserini bugünün Fransızcasına çevrilmemişse anlamakta zorlanır. Hatta bu konuda biz batılılardan daha iyi durumdayız.

Bu parçada anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Geçmiş yüzyıllardaki şiirler günümüz diline çevrilmeden anlaşılmaz.
B) Türkçede yaşanan değişim, yabancı diller için de geçerlidir.
C) Türkçenin Batı dillerinden daha şanssız olduğu bir abartmadır.
D) Dil konusundaki birtakım abartmalarla Türkçeye haksızlık ediyoruz.
E) Fransız ve İngilizler daha anlaşılır bir dile sahiptir.
2.


Öğretmen, gözlem ve keşiflerini değil, araştırma, soruşturmayı gündemde tutmalıdır. Öğretmenlik sanatı, bir insan ilişkileri laboratuvarı yönetmek gibidir. Bu laboratuvarda öğretmen de öğrenci olmalı ve kendini geliştirmeli; cevapları değil, soruları ve ilişkileri tutmalıdır gündemde. Çünkü, öğretmen aynı zamanda bir insan ilişkileri uzmanı gibi olmalıdır ki, eğitim ve öğretim olayı gerçekleşsin.

Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eğitimde, öğretmenin bilgi düzeyi ve bilgisini öğrencisine aktarması önemli bir etkendir.
B) Öğretmen, öğrencileriyle birlikte öğrenen ve gelişen insandır.
C) Öğretmen, bir laboratuvar yöneticisi gibi, sınıfta olan her şeyi görmelidir.
D) Öğretmen, öğrencilerine kendi deneyim ve gözlemlerini anlatmalıdır.
E) Eğitim olayında öncelik, daima öğretmenin bilgisindedir.
3.


Evrendeki yalnızlığının, ölümlülüğünün bilincinde olan insan için sevgi, hiçliğe karşı bir varoluş biçimi, çabasıdır. Sevgisizliğin ve yalnızlığın koyulttuğu anlamsızlığa karşı sevgide varlığın sürekli gerekli ve anlamlı kılmak insanın en derin özlemlerinden biridir. insanoğlunun bu özlemini gerçekleştirmedeki arayış ve çabaları ise kendisinin yaşattığı kültürünün içinde belirlenmektedir.

Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) İnsanın yokluğa karşı koymak için sahip olduğu tek kaynak sevgidir.
B) İnsan, varoluşunun belirtilerini kültür eserlerinde gösterir.
C) İnsanoğlu, ölümden ve yok olmaktan korkan bir canlıdır.
D) İnsanoğlu ölümlülüğünün bilincinde olan tek canlıdır.
E) İnsanoğlu kültürel eserleriyle varlığını sürdürmeye çalışır.
4.


Burada bir şiir tanımı yapmamı istiyorsunuz. Ama yapmayacağım; çünkü tanımlama şairi dondurur. Yani onu yaşarken değil de soyut halde ele alır. Oysa şiir duran, donuk bir şey değildir. Bu bakımdan tanımlama da ister istemez şiirin belli bir yerde ve belli bir çağdaki anlayışı olmak zorundadır.

Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her şiir yazıldığı dönemin izlerini taşır.
B) Şiir sürekli değişen bir tür olduğu için onu tanımlamak gerekmez.
C) Şiirin tanımını yapmak, onu dondurmak ve belirli bir zamana özgü kılmak olur.
D) Şiir belirli çağların anlayışını yansıtan bir türdür.
E) Şiir de diğer edebi türler gibi zaman zaman durur.
5.


Hiç kimse şair, ressam ve müzisyen olarak doğmaz, tıpkı muhasebeci olarak doğmadığı gibi. Bir şeyler olunur veya olunmaz. Eğer bazı insanların doğuştan şair olma yeteneğine sahip olduğunu düşünürsek hayatımızda elde edebileceğimiz pek çok şeye de ulaşamayız.

Bu parçadaki düşüncelerin sahibi, aşağıdakilerin hangisiyle görüşlerini özetleyebilir?

A) Şiire herhangi bir akımın rüzgarına kapılarak girdiğimi söyleyemem.
B) Şair dünyadan aldıklarını, şiirle dünyaya geri verir.
C) Kimseden yardım almaksızın yapılacak en iyi şey şiir yazmaktı benim için.
D) Her sanat eseri herkesin ilgisini çekmez, kendi sanatçısını arar insanlar.
E) Ben kendimi şair sanarak değil, şair olmam gereğine inanarak şiir yazmaya başladım.
6.


"Mega" sözcüğü son birkaç yıldır hem konuşma, hem de yazı dilimize taht kurdu. İletişim ortamında gözde oldu. Her konuşmaya girdi, sözü böldü. Büyüklük ifadesi için vazgeçilmez bir sıfat oldu. Sıfat diyoruz. Oysa "Mega", Batı dillerinde sıfat değil, ön ektir. Bu ek megafon, megaton, megavat gibi sessiz, sakin yaşayıp gidiyordu. Türkçe'de ön ek olmağı için dar bir alanda sıkışmış kalmıştı. Artık büyük diyemiyoruz, şahane, harika, muhteşem, dev, görkemli, gösterişli diyemiyoruz. Dilimizi böyle kalıp ifadelerle daraltmayalım. Maymuncuk gibi kelimeler dile zara veriyor, ifadeyi zayıflatıyor, düşünceyi sığlaştırıyor.

Bu parçada vurgulanan düşünceyi en iyi yansıtan yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Dilimize Batı dillerinden girmiş olan mega sözcüğü aslında bir ön ektir.
B) Bazı dillerde yaygın olarak kullanılan ön ekler Türkçede yoktur.
C) Batı dillerinde bir ön ek olan mega kelimesi bizde sıfat olarak kullanılmaktadır.
D) Mega sözcüğü, son birkaç yılda hem konuşma hem de yazı dilinde yaygınlaşmıştır.
E) Dilimize yabancı dillerden girmiş bazı kelimelerin yaygın kullanımı, dilimizi kısırlaştırıp, zayflatmaktadır.
7.


Bir sanatçının, hayali işleyen ve ülkesini seven bir şairin, yazarın, ateşli hastalığa tutulmuş toplumu için yapacağı iş, kudurmuş denizin üstünde süzülerek uçmak ve gücü yettiğince o korkunç uğultuyu yatıştırmaya çalışmaktır. Kendisi uğultular içinde bunalsa, yorgun ve bitkin düşse de; uçuşundan, gözlerindeki mavi işıltılardan bir şey kaybetmemek... Aşağıdakilere gökyüzünü, ışığı hep ışığı, göstermektir.

Parçaya göre sanatçının görevi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Halkın yaşadığı çalkantıları, karışıklıkları gidermeye çalışmak
B) Vatanını sevmek ve hayalini vatanı için çalıştırmak
C) Toplumun kargaşalarından uzak durmaya çalışmak
D) Her şartta ve zamanda yılmadan ümitle topluma yol gösterici olmak
E) Toplumun sıkıntılarından etkilenmeden eserini vermek
8.


Van Gogh, hani şu empresyonist anlayışın öncüsü dahi ressam... Devrindeki diğer ressamların aksine hayatı boyunca tek tablo satabildi; onu da yok fiyatına. Şimdi bir resmiyle köyler, kasabalar satın alınır. Peki döneminde yaşayan insanlar niçin onu ekmeksiz veya çaresiz bıraktı?

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sanatçıların geçinebilmesi için ek bir işte çalışmaları gerektiği
B) Her sanatçının eserlerinin pek de değerli olmadığı
C) Kimi sanatçıların, yaşadıkları çağda değerlerinin bilinmediği
D) Bir sanatçının eserinin değerinin pahalı satılmasına bağlı olduğu
E) Kimi sanatçıların yeterince para kazanmadığı
İstatistikler
0%

Test Tamamlandı

0
Doğru
0
Yanlış
00:00
Süre

Bu Test Hakkında

Bu test, AGS-KPSS sınavına hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. KPSS, kamu kurumlarına atanmak isteyen adayların girdiği en önemli sınavlardan biridir. Genel Yetenek (Türkçe, Matematik) ve Genel Kültür (Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık) alanlarında sorular içermektedir.

Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 8 soru içermektedir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
  • Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
  • Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
  • Zaman tutarak çözme pratiği yapın

Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.