Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

2026 TYT Türkçe Deneme Sınavı

TYT-AYT » Türkçe

1 / 34 Soru
00:00
1. Benim için önemli olan, bir sanatçının neyi konu aldığı değil; neyi nasıl anlattığıdır. Düşüncelerini böyle dile getiren bir eleştirmen, bir yapıtı değerlendirirken aşağıdakilerden hangisini söyleyemez?
A) Yazarın kullandığı eski sözcükler bende yapıtın sadeleştirilmesi gerektiği kanısı uyandırıyor.
B) Romanın öylesine akıcı bir dili var ki, sizi büyülüyor, anlatılanlar benliğinize işliyor.
C) Yazar, söz sanatlarına fazla yer vermemiş, konuyu anlaşılır bir dille işlemiş.
D) Yazarımız, dil ve anlatım yönünden oldukça başarılı, ancak yapıtın konusu çok sıradan.
E) Yazar, çok işlenen bu konuyu çok farklı bir dil ve anlatımla sunmuş okuyucuya.
2. (I) Yaşam bağları çok zayıftır Divan şiirinin. (ll) Mazmunlarla, yani kalıplaşmış sözlerle yazılır. (lll) Divan şiirindeki sözcüklerin, kullanıla kullanıla kanı emilmiştir. (IV) Divan şiiriyle günümüz şiiri arasındaki en büyük engel işte budur. (V) Günümüz şiiri yaşamsal, yaratıcı ve özgündür. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi nesnel anlatımlıdır?
A) III.
B) IV.
C) V.
D) II.
E) I.
3. ---- öte yandan da yine yabancıların Nazım Hikmet'in şiirlerini çok müzikal bulduğuna ve tek kelimesini anlamadıkları halde, dinlemekten hoşlandıklarına tanık oldum. Nazım Hikmet'in şiirlerindeki müzikal etkiyi yaratan birincil neden Nazım'ın bu kurala çok dikkat etmesidir. "İşte dağlar, hem de mavi, hem de serinişte sabah seyranı tilkilerin" dizelerine bu kurala ters gelen tek bir hece koysanız müzikallik yok olur. (Ama günümüzün şairleri ne yazık ki buna hiç dikkat etmiyor; üstelik, "suyla" denmesi gereken yerde "su ile" gibi bir garabetin kullanıldığına, yani hem dilsel estetiğin hem de "ulama" kuralının çiğnendiğine bile tanık oluyoruz.) Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Aslında Türkçe dünyanın en müzikal ve en ritmik dillerinden biridir.
B) Türkçe, dilsel estetiği ve kendine has kuralları olan müzikal bir dildir.
C) Türkçeyle şöyle ya da böyle haşır neşir olan birinin onun zenginliğini keşfedeceğine hiç şüphem yok.
D) Dilimizi hiç bilmeyen kişilerden Türkçenin onların kulağına kaba ya da çirkin geldiğini duydum.
E) Yabancılann Türk diline ve Türk şiirine karşı biraz soğuk olmalarının nedenini anlamış değilim.
4. Bakıyorum, bazı arkadaşlar, kendini asan kızların öyküsünü yazıyorlar. Kızı istemediği birine vermişler. Kurtulamayınca asmış o da kendini. Eski öyküler de böyle. Hep böyle gidiyor. Bu, doğru bir tavır olamaz. Bir ulusun da bu kızlar gibi davrandığını düşünelim, ne olur sonuç? Böyle davransaydık, biz Ulusal Kurtuluş Savaşı'na giremezdik. Vietnam halkı, saldırgan Amerika'ya direnemezdi. Bu parçada, sözü edilen öykülerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine varılabilir?
A) Öykü yaratıcılık gerektiren, yazılması çok zor bir türdür.
B) Öyküyü öykü yapan, biçiminden çok içeriğidir.
C) Öykü iyimser olmalı, okura yaşama sevinci vermelidir.
D) Öyküde ayrıntıların seçimi büyük bir titizlik gerektirir.
E) Öyküde gereksiz ayrıntılardan özenle kaçınmak gerekir.
5. Yalnız modern resmin çeşitli ürünleri hakiki sanattır; bunun dışında kalanların sanatla ilgisi yoktur, gibi bir düşünce doğru değildir. Sanatçı, bu gibi düşüncelerle uğraşmaz; belli kuralların kıskacında hareket etmez. Sanatçı; gördüğü, kavradığı, sezdiği şeyi sanat aracılığı ile göstermeye çalışır. Onun ----. Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) belirli bir metot izlemesi gerektiğini herkes bilir.
B) bilimin kurallarına göre davranması olanaksızdır.
C) herhangi bir teoriye göre hareket etmesi söz konusu olamaz.
D) kesin düşünceler ileri sürmek gibi bir kaygısı yoktur.
E) başkalarının fikirleriyle hareket etmesi doğru değildir.
6. Nerede insan varsa orada umut vardır. İnsanın olduğu yerde umut bitmez, yok olmaz. İnsanla gelen ilk şeydir umut ve insanla giden ilk şey. Bir kent bombalandıysa, taş taş üstünde kalmadıysa orada yıkıntılar arasında çocuk iniltileri geliyorsa umut vardır. İniltiler kesilir, yerini sevinç çığlıkları alır. Umut, insanı ayakta tutan en büyük güçtür. Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kişioğlunun olduğu yerde umut her zaman vardır.
B) Sevgisiz bir ortamda birey de olmaz.
C) Kültürel yapının olgunlaşması, bireyi olumlu etkiler.
D) Toplumda dostluk ortamı varsa gelişme de vardır.
E) Umutsuzluk, insanı yaşamdan koparır ve hayata küstürür.
7. I. Gönlünü denize ve uzaklara kaptırmıştı. ll. Komşularını, dostlarını, sevdiklerini davet etmişti. lll. Kitabını, kalemini evde, defterini sınıfta unutmuş. IV. Annemin sevdiği yemekleri yapacağım şimdi. V. Gerçeği anlatmak, insanı mutlu eder. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde birden çok nesne vardır?
A) IV ve V
B) II ve IV
C) II ve III
D) I ve II
E) I ve III
8. Bilimsel kuram, ya da sosyal gerçekliğin bir alanına ilişkin genelleştirilmiş bilgilerden oluşur. O alandaki olguların açıklanmasını sağladığı gibi, gelecekte olacaklar hakkında tahminde bulunma olanağı da verir. Bu parçaya dayanarak aşağıdaki bilgilerden hangisine ulaşılabilir?
A) Güçlü olan bilimsel kuramlar varlığını sürdürür, diğerleri elenerek yok olur.
B) Bilimsel kuramlar olanı açıkladığı gibi olması gereken hakkında öngörülerde bulunur.
C) Her bilimsel kuram, günün birinde yanlışlanabilir.
D) Bilimin yöntemi tümevarım olmalıdır.
E) Bilimsel kuram insanlığa fayda sağladığı ölçüde doğrudur.
9. Tanzimat edebiyatında, bireyler arası ilişkilerde, yurt sevgisinin dile getirilmesi büyük bir bulanıklık içindeyken, Namık Kemal bu sorunu neredeyse tek başına irdelemiştir. Ahmet Mithat'ın "olaya dayalı" romanlarının yanı başında, Namık Kemal, bire~in öyküsünün romana tek gereç olacağını örneklendirmiş; şiirinde yurt ve özgürlük için sesini yükseltmiştir. Bu parçaya göre, Namık Kemal hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Bireyi konu alan romanlar yazmadığı
B) Edebiyattaki bazı konulara açıklık getirdiği
C) Şiirlerinde yurt ve özgürlük temalarını işlediği
D) Bireylerin yaşamlarının romana konu olabileceğini kanıtladığı
E) Yalnız roman türünde eserler vermediği
10. Anlatayım; şöyle başlar film; kabaca bir hikaye vardır kafamda. Neyi anlatmak istediğimi bilirim. Ama ne karakterler nettir, ne olaylar, ne de son. Bu, başımı döndüren bir tür kendinden geçme halidir benim için. Masaya oturur ve sadece yazanların bildiği o tuhaf, büyüleyici, baş döndürücü; ama asla sıkıcı olmayan dünyaya girerim. Ondan sonrası tam bir teslimiyettir. Kendimi bırakırım. Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
A) Eserlerinizi yazmaya nasıl başlıyorsunuz?
B) Eserlerinizdeki karakterler toplumumuzu temsil ediyor mu?
C) Yazmaya başlarken kafanızda belli bir hikaye oluyor mu?
D) Eserlerinizde nasıl bir üslup kullanıyorsunuz?
E) Eserlerinizi evde mi yazıyorsunuz?
11. Yaşamak değil bu Ölümün postada gecikmesi Postacı kapıyı çalıncaya kadar Ölmeden bin kez ölmektir bu Yaşamak hiç değil. Bu dizelerde kaç fiilimsi (eylemsi) kullanılmıştır?
A) 3
B) 6
C) 2
D) 5
E) 4
12. Ellerim takılırken rüzgarların saçına Asıldı arabamız bir dağın yamacına Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık Yalnız arabacının dudağında bir ıslık Yukarıdaki dizelerde yapım eki almış kaç sözcük vardır?
A) 5
B) 6
C) 4
D) 7
E) 3
13. Son öykülerini ağırlıklı olarak kent ekseni üzerinde kurmuş. Özlenen, ayrı kalınan, acı çekilen, korkularla yaşanan, ölümler, ayrılıklar getiren bir kentin coğrafyasında gezdiriyor okuru. Yaşanan sancılı günlerin tanıklığını yapıyor. Bu öykülerde, Güneydoğu gerçeğinin hiç bilinmeyen yanlarını, görülmeyen boyutlarını buluyoruz. Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada sözü edilen öykülerin bir özelliği değildir?
A) Güneydoğu gerçeğini, yöre halkının. diliyle işlemesi
B) Kent yaşamını bütün çıplaklığıyla yansıtması
C) Güneydoğu'nun perde arkasını konu alması
D) Belli bir dönemin gizli yönlerine tanıklık etmesi
E) Kent yaşamına her yönüyle yer vermesi
14. Çocuklarda inatlaşma her yaş döneminde görülür. (I) Bağımsız birer birey olduklarının farkına varmaya başlamaları ve dünyayı keşfetme merakları da bu inatlaşma sürecini tetikler. (ll) En sakin çocuklar bile anne - babaları ve çevresindekiler ile ayrım yapmaksızın her zaman her konuda çatışmaya girebilirler. (lll) Çocuğunuzun bir inatlaşma nöbeti süresince defalarca fikir değiştirdiğine tanık olabilirsiniz. (IV) Bazen neyi isteyip neyi istemediğini bile anlayamazsınız. (V) Bir yerde isteğini başka bir yerde istemez, size yaptığını başkasına yapmaz. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede, çocuklarda inatlaşma sürecini nelerin hızlandırdığı işlenmiştir.
B) IV. cümlede, çocuğun bazen anlaşılmaz olabileceği belirtilmiştir.
C) V. cümlede, IV. cümledeki düşünce örneklerle desteklenmiştir.
D) lll. cümlede, çocuğa inatlaşma sürecinde iyi davranılması gerektiği belirtilmiştir.
E) ll. cümlede, her çocuğun her an bir çatışma yaşayabileceği belirtilmiştir.
15. Yirmi yıldır birlikte yaşadığımıza bakmayın. Bu yirmi yılda onunla, aynı şişedeki su ve yağ gibi birlikte; ama birbirine değmeden yaşamayı öğrendim. Her öğrenme gibi bu da kolay olmadı. Bu parçada geçen "birbirine değmeden yaşamak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ortak davranışlar göstermeden
B) Birbirini değiştirecek ölçüde etkilemeden
C) Aynı beğeni ölçülerine sahip olmadan
D) Kırıcı eleştiriler yapmadan
E) Aynı zevkleri paylaşmadan
16. Sadık Yemni, Türk yazınında alışılmadık bir kalem ... Hem işlediği konularda yerli edebiyatımız için çok yeni bir tür olan bilim kurguyu kullanması, hem de uzun yıllardır yurtdışında yaşayan ve eserlerini Türkçe kaleme alan nadir yazarlarımızdan olması açısından. Yazarın son kitabı ise, şu sıralar tüm dünyada bir "Matrix fırtınası" eserken özellikle dikkat çekici. Böyle küresel bir kavramı, Beyoğlu gibi yerel bir mekana ve tasavvuf gibi özel bir düşünceye indirgeyerek farklı bir açıdan ele alması, onun "Yerli Matrix" olarak nitelenmesinin haklılığını da kanıtlıyor. Bu parçadan, aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Yazar, son kitabıyla dikkatleri üzerine daha da çok çekmiştir.
B) Bilim kurgu bizim edebiyatımız için yeni bir konudur.
C) Sadık Yemni, Türk yazınının sıra dışı yazarlarındandır.
D) Yazar, uzun yıllar yurt dışında yaşadığı için yapıtlarında ulusal ögelere az yer vermiştir.
E) Yerli Matrix olarak nitelenmesi yazarın Beyoğlu'na tasavvufi yaklaşımındandır.
17. Akşamüstü kamp yerine geldik. Bana verilen küçük çadırı kurduktan sonra soyundum. Bir tek şortla kaldım. Sonra su tankının önünde sıraya girdim. Tankın üstündeki görevlinin tuttuğu hortumun altında tozlarımdan arınmaya çalışacağım. Duş sırasında bekleyenler, yolculuktan öylesine bezmişler ki kimsenin kimseye baktığı yok.Bu paragrafta verilen anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir? Bu paragrafta verilen anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Karşılaştırma
B) Örnekleme
C) Betimleme
D) Açıklama
E) Öyküleme
18. Çekil bu gölgeli yolda gezinme, Bahar! Bakışların pek sarhoş ... Yanılıp gönlüme misafir inme, Kapısı kilitli mihrabı bomboş Bu dizelerin şairi için aşağıdakilerden hangisi en uygun düşer?
A) Kalbinin başka birine ait olduğunu söylemektedir.
B) Sevgiliyi beğenmemektedir.
C) Aşktan kaçınmaktadır.
D) Sevgiliyi kandırmak istemektedir.
E) Sevgiliye kırgındır.
19. Hayatın en büyük esası samimiliktir. Bu yüzden, hayat ile ilgisi olan edebiyat, mutlaka samimi bir edebiyattır, denebilir. Hayatı en gizli, en karışık köşelerine kadar göstermeyen, ruhumuzun hamlelerini anlatmayan, duygularımızı tıpkı hayatta olduğu gibi saf ve derin bir şekilde duyurmayan, elemlerimizi, felaketlerimizi, ahlaki yaralarımızı açık açık aksettirmeyen bir edebiyat, hayat ile ilgisiz ve sahte bir edebiyattır. Bu parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Edebiyat, hayatın en gizli köşelerini yansıtmalıdır.
B) Edebiyat, ruhumuzun aynası olmalıdır.
C) Edebiyat, duygularımızı aktarmalıdır.
D) Edebiyat, yaşamı tüm ayrıntılarıyla ve olduğu gibi yansıtmalıdır.
E) Edebiyat, insana umut ve yaşama sevinci aşılamalıdır.
20. (I) İlk karşılaştığım insanlarla nasıl diyalog kurulacağını pek bilmem. (ll) Yeni tanıştığım insanlara birçok şeyden söz ederim, ne biliyorsam onların önüne dökerim. (lll) Bilmediğim konulan da biliyor gözükmeye çalışma gibi kötü bir huyu m var. (IV) Kendimi karşımdakine beğendirme zaafından bir türlü kurtulamadım. (V) Karşımdaki insanların beni beğendiğini görmek gururumu okşuyor. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde "öz eleştiri" söz konusudur?
A) I. ve ll.
B) II. ve IV.
C) III. ve IV.
D) IV. ve V.
E) I. ve V.
21. Kimi insanlar her şeyi görürler ve işitirler. Her olayı, meydana gelen bütün değişiklikleri algılarlar. Çünkü bunlar bütün duyulardan yararlanmayı bilirler. Oysa kimileri yalnız görme duyusundan yararlanır. Kimileri de sadece kulak faaliyetine önem verir. İşitme duyusuna önem verenler, daha çok göze hitap eden işlerde; göz faaliyetine önem verenler de kulağa hitap eden işlerde başarısız olurlar. Bu parçanın konusu, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Dikkati toplamanın başarıdaki önemi
B) Görme duyusunun öteki duyulardan üstünlüğü
C) Başarıda bütün duyulardan yararlanmanın rolü
D) İşitme duyusundan yararlanmanın gereği
E) Duyulan geliştirmenin başarıya etkisi
22. Şu öksüz kavak, büyümeden kafasının kesileceğini anladığı için, insanların gözünün içine bakarmış donuk donuk. Bu cümlede aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) İkileme
B) Bağlaç öbeği
C) Ad tamlaması
D) Edat öbeği
E) Sıfat öbeği
23. (I) Bir yazar ya da şair, yalnızca kendisini anlatabilir mi eserinde? (ll) Bana sorarsanız çok anlamsız bir soru bu. (lll) Yazar da şair de hiç kuşkusuz, bir insan. (IV) Kendisini de anlatsa, başkalannı da anlatsa sonuçta insanı anlatmış olmayacak mı? (V) İnsan, sosyal çevresiyle var olduğuna göre, sanatçı kendisini de başkasını da konu alsa, yine onun malzemesi insandır. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangileri anlamca birbirine en yakındır?
A) I. ve IV.
B) IV. ve V
C) I. ve II.
D) III. ve IV.
E) II. ve III.
24. (I) iyi bir yazar, okuyucunun kafasını bulandırmamalı. (ll) Ne demek istediği kolayca anlaşılmalı. (lll) Çok okuyup araştırıcı olmalı. (IV) Bunun için de gereksiz sözcük kullanmaktan kaçınmalı. (V) Hele yazısını yabancı sözcüklerle doldurup güzel Türkçemize ihanet etmemeli. (VI) Her zaman açık ve anlaşılır bir dil ve anlatımdan yana olmalı. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) IV.
B) III.
C) II.
D) V.
E) VI.
25. (I) Bahar geldi mi eriyen karların oluşturduğu derecikler mutluluk türküsü söyleyerek aşağılara süzülür. (ll) Yamaçlarda boy veren çiğdemler rüzgarla selamlaşıp durur. (lll) Kırlara yayılan sürüler, karınlarını doyurunca bir köşede toplanır. (IV) Akşam karanlığı basınca, doğa bir sonraki sabaha kadar derin düşüncelere gömülür. (V) Ertesi sabah doğa silkinir, düşüncelerinden uyanır, güne merhaba der. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde insana ait bir özellik, doğaya aktarılmamıştır?
A) II.
B) I.
C) III.
D) V.
E) IV.
26. Bütün kasabanın varoşları boyunca kıvrıla kıvrıla akıp giden bu çaya, ben yakın bir ilgiyle bağlıydım. Bu cümle için aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Birden çok eylemsi kullanılmıştır.
B) Zincirleme ad tamlaması kullanılmıştır.
C) Biçimce ve anlamca olumlu cümledir.
D) Yapısına göre birleşik cümledir.
E) Yükleminin türüne göre ad cümlesidir.
27. İnsanın güzeli, bana göre gülümseyeni ve söz söyleyenidir. Nasıl söz? Elbette seçilmiş söz... İnsan konuşkanlığıyla yüreklere girer; dostluk kapısını söz ile tıklatır. Sevgiler söz ile uyanır, cemreler söz ile düşer... Somurtmanın yolunda suskunluk vardır. Konuşmayla taşırız yüreğimizi insanlara. Bu parçadaki "insan konuşkanlığıyla yüreklere girer." sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sözünü ölçüp biçip tam yerinde söylemek
B) Konuşmanın verdiği iletişim gücünü kullanmak
C) Konuşmanın büyüleyici yanının farkında olmak
D) Güzel sözler söyleyerek gönülleri fethetmek
E) Etkileyici sözcükler kullanarak dikkat çekmek
28. Yazar, seçtiği kişileri ( ) yalnızca kişileri değil yaşamı da değiştirir () kendine göre kurar () geliştirir. Bu cümlede parantezle gösterilen yerlere aşağıdakilerin hangisinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir?
A) (,) - (,) - (,)
B) (,) - (.) - (;)
C) (;) - (.) - (:)
D) (,) - (;) - (.)
E) (;) - (,) - (;)
29. Ayva ağacı kocamandı. Bin yıllık çınar kadar kocamandı. Altından akan pınar, gövdesine doğru fışkırıyordu ışık gibi köpükler saçarak. Etraf sıcaktan yanıyor, ayva ağacının altı ise püfür püfür esiyordu. Köylüler, bu ayva ağacının tılsımlı olduğuna inanıyorlardı. Onun altında bir gün uyuyanın, yeni doğmuş gibi tertemiz olduğunu söylerlerdi. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
A) Betimleyici ögelere yer verme
B) Kişileştirmeden yararlanma
C) Karşılaştırma yapma
D) Benzetme yapma
E) Gözlemden yararlanma
30. Sevmeyen, görmeyen, duymayan bir yürek, sözcük yoksuludur; insanlığı saran ürünler veremez. Bu cümleyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yazarlıkta başarı uzun uğraşlar sonunda gerçekleşir.
B) Sevmeyen gönül, Yunus'un deyişiyle kapkara bir taşa benzer.
C) Yazarı başarılı kılan, yüreğindeki sevgiyle yaşama sıkı sıkıya sarılmaktır.
D) Yazarın en önemli görevi, yaşadıklarını yazmak olmalıdır.
E) Sözcük dağarcığı zengin olmayan biri, yazarlığa soyunmasın.
31. Konuşma dilinin en güzel örneği yansıyor Murat Yalçın'ın öykülerine. Zorlamadan, süslemeden uzak; yapyalın öykülerdeki dupduru dile tutulmamak ne mümkün! Günlük olayları, anılan, belirsizlikleri, ustaca birleştirerek sonuçlandırıyor öyküsünü Murat Yalçın. Merak unsuru da eksik değil anlattıklarında. "Şimdi ne olacak?" "Öykü nereye varacak?" sorularını da sormadan yapamaz okur. Bu parçada Murat Yalçın'ın öyküleri için aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Günlük konuşma dilinin en güzel örnekleri olduğuna
B) Merak unsurunun birinci planda olduğuna
C) Zorlamalardan, süslemelerden arınmış olduğuna
D) Günlük olayların ve anıların bir sentezi olduğuna
E) Günlük olayları merak unsuruyla birlikte verdiğine
32. Tarihsel, düşünsel kimliğimizi yansıtan Orhun Anıtları'nın okunuşu 1911'dir, okuyan da Danimarkah Thomsen'dir. Radloflar, Vamber'ler, Bang'lar olmasaydı ne Türklerin eski birikimlerinden, ne Dede Korkutlardan haberimiz olacaktı. Divan-ı Lugati Türk hakkında bir iki Türk araştırması varsa en az on beş de yabancı araştırması vardır. Bu parçada asıl anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kültür varlıklarımıza sahip çıkma ve onları koruma bilincimiz eksiktir.
B) Tarihsel kimliğimizi araştırmadığımız acı bir gerçektir.
C) Eski Türk dili ve edebiyatıyla ilgili araştırmalar yabancılar tarafından yapılmıştır.
D) Ulus kimliğimizi, yabancı araştırmacıların katkılarıyla kazandığımızı unutmayınız.
E) Uygarlık dünyası içindeki yerini saptayamayan bir topluluk, ulus niteliği kazanamaz.
33. (I) insan, yaşamı içinde hissederse, kendisini çevreleyen evreni tanırsa iyi bir eğitim almış demektir. (ll) Toplumsal sorunlara gerçekçi çözümler getirmek, eğitimin kalitesini artırmakla olanaklıdır. (lll) Bireyleri bilinçli bir eğitimden geçirmek ... (IV) Yalnız, sorunların çözümünde bu tek başına yeterli değildir. (V) Kendini yenileyebilen bir toplum yapısına da sahip olmak gerekir. (VI) Denilebilir ki aksaklıklarla dolu bir toplumda eğitimden ilahi mucizeler beklemek doğru değildir. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
A) II.
B) VI.
C) III.
D) IV.
E) V.
34. Hayır, öyle şey olmaz. Her eser ister istemez bir insanın, bir toplumun düşüncelerini bildirir. Hatta sadece güzellik kaygısıyla yazılmış olanlar bile yine bir dünya görüşünden haber verir. Her şiirde, her romanda, yazarının da, yazıldığı çevre ve zamanın da eğilimlerini, nelere inandığını görebiliriz. Ama bu isteyerek olmaz. Sanat adamı, yalnız güzellik yaratmak için çalışır. Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
A) Sanat eseri, hiçbir fikri yaymaz mı diyorsunuz?
B) Sanat eserinde sadece güncel konular mı olmalıdır?
C) Sanat eserinde her insan farklı duygularla mı karşılaşır?
D) Sanat eserleriyle yeteri kadar ilgileniyor muyuz?
E) Sanat eserinin dili sade mi olmalıdır?
İstatistikler
0%

Test Tamamlandı

0
Doğru
0
Yanlış
00:00
Süre

Bu Test Hakkında

Bu test, TYT-AYT (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. YKS, üniversiteye giriş sürecinin en kritik aşamasıdır. TYT temel becerileri, AYT ise alan bilgisini test eder.

Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 34 soru içermektedir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
  • Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
  • Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
  • Zaman tutarak çözme pratiği yapın

Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.