Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Reklam
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

Paragraf Deneme Sınavı

AGS-KPSS » Kategori

Yazar: Sınav Çöz Ekibi (Eğitim Uzmanı)

20 soru · Tüm sorular tek sayfada

Güncel veriler ile hazırlanmıştır

Türkçe, dil bilgisi kurallarını doğru kullanma ve okuduğunu anlama becerisini ölçen temel bir derstir.

Bu test, paragraf yorumlama, sözcük anlamı ve cümle bilgisi konularındaki yetkinliğinizi artırmak için hazırlanmıştır.

Toplam 20 sorudan oluşan bu testi çözerek hem bilginizi sınayabilir hem de eksik olduğunuz konuları tespit edebilirsiniz.

Soru 1

(I) İnsan, düşünce gücü ile kendi geleceğini belirler. (II) Düşünce gücünü kullanmayan insanlar çağın gerisinde kalırlar; buna rağmen neden böyle bir gücü kullanmazlar, bu çok şaşırtıcıdır. (III) Düşünce gücünün kullanımında eğitimin önemli bir yeri olduğu bilinmektedir. (IV) Düşünce gücü, evrene şöyle bir baktığımızda insanı diğer yaratıklardan farklı kılan, üstün kılan muhteşem bir özelliktir. (V) Eğer insan bu özelliğin farkında değilse, bu gücü kullanmıyorsa bunun birçok nedeni olabilir. (VI) Düşünce gücünü kullanmak için belli bir zeka seviyesinde olmak şarttır. (VII) Bu nedenlerin başında aile ortamı, öğrenimi ve çevre faktörlerinin geldiği görülmektedir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) IV.
B) V.
C) III.
D) II.
E) VI.
Soru 2

(I) çocukluğumdan beri roman türünde bir şeyler yazmak istiyordum. (II) Nihayet bunu lise bitince gerçekleştirdim. (III) Bugün bakıyorum da onlarca roman olmuş yan yana koyduğum. (IV) Romanlarımda konuyu sınırlamamam üretkenliğimde etkili oldu. (V) Yazarlık hayatı serüven doludur; herkes, her an her türde eser vermeyi düşünebilir. (VI) Otuzlu yaşlarımda bir keresinde şiir yazmayı denedim. (VII) O zaman farkına vardım ki şiir yazmak yetenek istiyor.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense, ikinci paragraf numaralanmış cümlelerden hangisiyle başlar?

A) II.
B) VI.
C) IV.
D) V.
E) III.
Soru 3

Şiir, sözcük ekonomisidir. Attınız, attınız, geriye bir şeyler kalıyorsa o şiirdir. Gerçekten bir söz atılabiliyorsa ne işi var şiirde? Bir dizede şiirle karşılaşırken bir iki adım ötede damdan düşer gibi oluyorsanız "Ah dostum, ne gereği var şimdi anlam uğruna bu sözlerin?" diyorsanız, bunun şiir olduğu şüphelidir.

Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şiirden sözcük atmak doğal bir olaydır.
B) Gereksiz sözcüklerden arındırılmış şiir, gerçek şiirdir.
C) Şiir birkaç sözcükten de oluşsa bir duygu ifade eder.
D) Her türde olduğu gibi şiirde de gereksiz sözcükler yer alabilir.
E) Şiiri oluştururken şair çok hassas davranmalıdır.
Reklam
Soru 4

Daha önce de söylediğim gibi, edebiyatımızda "doğallık" diye adlandırabileceğimiz bir çizgi var. Bu çizgi, Türkiye gerçeklerini konu edinmekte, ama bu gerçekleri sadece "aktarmak" la yetinmektedir. Böyle bir hikayecilik yeni bir şeyler ortaya koymaktan çok gözlemciliğe dayanmaktadır. Türk hikayeciliğinin gelişmesi, kaba doğalcılıktan kurtulmakla mümkün olur. Bu arada, türün biçim özelliklerinde de titizlenmek gerekir.

Yazarın Türk öykücülüğünde gördüğü en önemli eksiklik, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Biçimde yenilik yapılamaması
B) Gerçeklerin, yeni bir kurguyla birleştirilerek işlenmemesi
C) Türkiye gerçeklerinden uzak kalınması
D) Öykü dilinde yetkinliğe ulaşılmaması
E) Gerçeklerin aktarılmasındaki yetersizlik
Soru 5

(I) Savlar, eski çağlarda ortaya çıkmış şiirsel söyleyişi etkili olan cümlelerdir. (II) Ele geçen ilk örnekler, hem cümleyi hem de mısrayı andırmaktadır. (III) Savların insanlara öğüt verici özelliği vardır. (IV) Çoğunda ölçü ve kafiye kalıntıları görülür. (V) Savlarda güçlü benzetmeler ve veciz bir ifade özelliği bulunur. (VI) Fazla uzun olmayan ve birçoğu bize tanıdık gelen savlarda o dönem toplumunun anlatım özelliklerinin yansımaları vardır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) III.
B) IV.
C) II.
D) V.
E) VI.
Soru 6

Şiir, roman, deneme, tiyatro türlerinde verdiği yapıtlarla, çeviri ve incelemeleriyle elliyi aşkın yıldır edebiyatımızın gündeminde yer alan Melih Cevdet Anday'ın temel özelliği, aklın duygulara her zaman baskın çıktığı bir duyarlık ortamında yapıt vermiş olmasıdır. Bu nedenle, hiçbir zaman bir türün belirleyici özelliklerini başka bir türe kaydırmamış, oluşturucu katkılarını, yazdığı türün temel ilkeleri doğrultusunda oluşturmuştur. Öteki türlerde olduğu gibi oyun türünde de "usta" olarak öne çıkmıştır.

Bu parçada, sözü edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Duyguları aklın önünde tutan bir duyarlılıkla eser verdiğine
B) Üzerinde çalıştığı türün özelliklerini diğer türlerle karıştırmamaya özen gösterdiğine
C) Değişik türlerde eserler verdiğine
D) Üreticiliğini, türlerin özellikleriyle bağdaştırarak çalıştığına
E) Yarım yüzyıldan fazla bir zamandır edebiyatımızda adından söz ettirdiğine
Reklam
Soru 7

Bir eser yalnız konusu ile değerlendirilseydi, Namık Kemal'in "Vatan" piyesi veya Bartholdi'nin "Özgürlük" heykeli ile hiçbir sanat eseri yarışamazdı. Vatan ve özgürlükten daha büyük, daha kutlu ne olabilir? Oysaki ne "Vatan" piyesindeki kahramanlıklar, ne de "Özgürlük" heykelindeki kocamanlık, içimize gerçek sanat eserlerinin o derin heyecanını dökemiyor. Aksine önemsiz görünen birtakım konular bazen birer şaheser değerindedir. Burada Chardin'in "Natürmortlarını, Van Gogh'un "Eski Pabuçlar"ını nasıl hatırlamam!

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Aynı konuların birçok sanatçı tarafından ele alınabileceği
B) "Vatan" ve "özgürlük" konularının sanatın en önemli konulan olduğu
C) Büyük sanat eserlerinde genellikle önemsiz görünen konuların işlendiği
D) Sanatta konunun önemli önemsiz diye ayrılamayacağı
E) Sanat eserine, konusuna göre değer biçilemeyeceği
Soru 8

Şair, bir söz simyacısıdır. Hani şu, Ortaçağ'da maddeleri altına çevirme sırlarını araştıran kimseler var ya ... Simyacı hiçbir zaman taşı, toprağı altına çevirememiş; ama şair bunu başarmıştır. En yalın bir tema, bir şair elinin dokunuşuyla büyüleniverir; olağanken olağanüstü olur. Nice insanın gözünden kaçanlar şairin dokunuşuyla bir narin gül oluverir.

Bu parçaya göre şairlerin en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Malzemelerinin söz olması
B) Gözden kaçan güzellikleri gün ışığına çıkarmadaki ustalıkları
C) Toplumu sözle büyülemeye çalışmaları
D) Değerli eserler oluşturmaları
E) Basit sözlere ve konulara değer ve güzellik kazandırmaları
Soru 9

Marquez'in bir kitabını çevirmeye hazırlanıyordum. Zor bir kitaptı. Yazarın yüzünü görmem işimi kolaylaştırabilirdi. Tesadüfen onu çok iyi ele veren bir fotoğrafını gördüm. Daktilosunun başına oturmuş, saç baş darmadağın, bir eliyle başını kaşıyor, ayakları çıplak... Yazmaya çalışıyor. Bir şip şaktı, poz değil. O resmi görünce, onu hangi Türkçeyle vereceğimi aşağı yukarı tahmin etmiş oldum. Fotoğrafı görmeseydim, o kitabı çevirmeyi göze alamazdım.

Bu parçadaki çevirmenle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Çeviri konusunda, kendi yapabileceklerine güveni duymamaktadır.
B) Oldukça kolay bir şekilde etki altında kalmaktadır.
C) çevireceği kitabın yazıldığı dil ile ilgili kendi birikimini yetersiz görmektedir.
D) Çeviride kullanacağı üslubu kararlaştırmakta zorluk çekmektedir.
E) Yazarının edebi kişiliği hakkında bilgi sahibi olmadığı kitapları çevirmek istememektedir.
Reklam
Soru 10

Edebiyat, yalnız bir yaşama biçimi değil, bir kurtuluş alanıdır benim için. Biri çıkıp: "Herkes için öyle." diyecek. Ama benim için biraz daha fazla öyle. Ayrıca, yalnız bir gereksinim, vazgeçilmez bir şey değil yazı yazmak, bir görünme yeri, sığınma köşesi, kimi zaman pusu, kimi zaman ağlama duvarı. Bunların hepsidir benim için edebiyat. Birçok defa şansızlığımı, yoksulluğumu hiçe saymış, şansızlığımdan nice mizahlar, pırıltılar çıkarmışımdır.

Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?

A) Siz edebiyatı nasıl görüyorsunuz?
B) Yazarlığın hayatınızdaki yeri nedir?
C) Yaşamın güçlüklerine nasıl dayanıyorsunuz?
D) Yazılarınızda eskiye sırt çevirdiğiniz oluyor mu?
E) Yaşam sorunlarına karşı yaklaşımınız nasıldır?
Soru 11

Şiirin tanımı gibi gorünen her söz, aslında onun bir tarafına ışık tutmaktadır. Yani her tanım, şiirin bir özelliğini dile getirir, bir bütün olarak şiiri kucaklamaz. Bütün bunlar gösteriyor ki şiirin gerçek bir tanımı olmamıştır ve olamaz da. Şiirle ilgili tanım niteliğindeki sözler de yine şiirin birer yönüyle ilgilidir.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şiiri tanımlamak kolay değildir.
B) Her şairin şiir anlayışı farklıdır.
C) Şiirle ilgili tanımların hiçbiri doğru değildir.
D) Şiir, kesin tanımı yapılamayan bir edebi türdür.
E) Her şiirin kendine özgü bir tanımı vardır.
Soru 12

İnsan olarak, ben duygusal olabilirim; siz de olabilirsiniz. Ama eleştirmen olarak duygusal olmaya hakkımız yok. Kanlı bıçaklı da olsak sanatçıya eserinin hakkını teslim etmek zorundayız. Değerlendirmelerde kimsenin hakkını yememek için "kılı kırk yarmak" gerektiğine inanıyorum. Bunun da bilgisiz olmayacağını hemen söylemeliyim.

Bu parçaya göre bir eleştirmende aranan temel özellik aşağıdakilerden hangisi olamaz?

A) Nesnellik
B) Tarafsızlık
C) İyimserlik
D) Titizlik
E) Gerçekçilik
Reklam
Soru 13

Gelişim psikolojisine ilişkin bilgiler göz önüne alındığında aşağıda verilenlerden hangisinin doğru olduğu söylenebilir?

A) Okul döneminde, verilen görevleri yerine getiren, problemlerini başarıyla çözebilen çocuklar benlik bütünlüğünü kazanırlar.
B) Oral dönemde, temel ihtiyaçları yeterince karşılanmayan bireylerde ilerleyen yıllarda cimrilik, aşırı inatçılık gibi özellikler ortaya çıkar.
C) Bilinç öncesi alan, bireyin farkında olduğu yaşantıları içerir.
D) Organizmanın bir davranışı yapabilecek olgunluğa ulaşmasının yanı sıra o davranışa ilişkin, ilgi, istek, tutum ve ön bilgilere sahip olması öğrenme kavramıyla açıklanır.
E) Aşırı koruyucu tutuma sahip ebeveynler, çocuğu sürekli kontrol altında tutmaya çalışıp çocuk adına her işi yapma eğilimi gösterirler.
Soru 14

Aslı Hanım; bir işe başladığında o işin sonunu getirmeden oturduğu yerden kalkmaz, her şeyi tam yapmaya çalışır. Hatta yaptığı işleri incelemekten, kontrol etmekten bıkmaz. Çünkü ne olursa olsun yanlışlardan kaçınır. Bu yüzden her işini disiplinli yapmaya çalışır.

Buna göre Aslı Hanım'ın Freud'un psikoseksüel kuramında ele alınan dönemlerden hangisini olumsuz atlattığı söylenebilir?

A) Latent
B) Fallik
C) Oral
D) Anal
E) Genital
Soru 15

Çocukluk yıllarımda, çeşit çeşit meyve ağaçlarının olduğu müstakil bahçeli bir evde, 65 yaşındaki Alihan Dede otururdu. Yaz tatilinde bu meyve ağaçlarına tırmanarak meyve yemekten çok hoşlanırdık. Alihan Dede meyveleri aldığımıza bir şey demez, sadece düşüp bir yerlerimizi incitebileceğimizden korkardı. Bu nedenle Alihan Dede, meyveleri toplar ve özellikle küçük çocukları olan komşularına bu meyveleri dağıtırdı. Alihan Dede, mahallede sevilen, sayılan, oldukça neşeli, mutlu, huzurlu ve çevresindeki insanları seven bir insandı.

Psikososyal gelişim kuramına göre, Alihan Dede'nin aşağıdaki duygulardan hangisini yaşadığı söylenebilir?

A) Yakınlık
B) Benlik bütünlüğü
C) Başarı
D) Girişimcilik
E) Üretkenlik
Reklam
Soru 16

Piaget'ye göre, dil gelişimi birbirinden farklı dört dönemin sırası ile geçilmesine bağlıdır.

Yukarıdaki durumu açıklayabilecek gelişim ilkesi hangisidir?

A) Gelişim kalıtım ve çevrenin ortak ürünüdür.
B) Gelişim genelden özele doğrudur.
C) Gelişimde bireysel farklılıklar vardır.
D) Gelişimde kritik dönemler vardır.
E) Gelişim nöbetleşe devam eder.
Soru 17

Aşağıdaki kuramcılardan hangisi psikolingüistik dil gelişimi kuramcılarındandır?

A) Havighurst
B) Bandura
C) Chomsky
D) Skinner
E) Piaget
Soru 18

"Baba eve gelirken bana jelibon al; ancak dikkat et, bayat olmasın." diyen bir çocuk Piaget'ye göre, hangi dil gelişimi döneminde olabilir?

A) Telgrafik konuşma döneminde
B) Tek sözcük döneminde
C) İlk gramer süreci döneminde
D) Agulama döneminde
E) Alıcı dil döneminde
Reklam
Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi dili oluşturan elementlerden değildir?

A) Fonem
B) Sıra
C) Morfem
D) Morgem
E) Anlam
Soru 20

Bu dönemde "baba" diyen çocuk "baba" sesini bilerek isteyerek çıkarmaktadır ve babasından başka kimseye "baba" dememektedir. Ancak babasına bir şeyler anlatmak istediğinde "baba" sesinin yanında başka sesler de çıkarıp anlamlı birçok kelimeden oluşan cümleler kuramamaktadır.

Yukarda sözü edilen dil gelişimi dönemi hangisidir?

A) İlk gramer süreci
B) Telgrafik konuşma
C) Morgem
D) Agulama
E) Tek sözcük
Reklam

Bu Test Hakkında

Bu test, AGS-KPSS sınavına hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı), Türkiye'de kamu kurumlarına atanmak isteyen milyonlarca adayın girdiği en önemli sınavlardan biridir.

KPSS, Genel Yetenek (Türkçe, Matematik-Geometri) ve Genel Kültür (Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık) olmak üzere iki ana bölümden oluşur. AGS (Alan Bilgisi Genel Sınavı) ise öğretmen adaylarının branş bilgilerini ölçen ek bir sınavdır.

KPSS'de başarılı olmak için düzenli çalışma ve doğru strateji şarttır. Geçmiş yılların sorularını incelemek, soru tarzlarını tanımak açısından büyük önem taşır. Her gün en az bir test çözerek hem hızınızı hem de doğruluk oranınızı artırabilirsiniz.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Genel Yetenek ve Genel Kültür bölümlerine dengeli zaman ayırın
  • Çıkmış soruları mutlaka çözün — ÖSYM soru tarzını tanıyın
  • Türkçe'de paragraf, Matematikte problem çözme konularına ağırlık verin
  • Tarih'te İnkılap Tarihi, Coğrafya'da Türkiye Coğrafyası öncelikli konulardır